İngilizce ev, odalar ve mobilyalar (home, rooms and furniture) konusu; yaşadığınız yeri anlatırken, bir ev ilanını okurken veya evdeki bir eşyanın yerini sorarken ihtiyaç duyacağınız temel kelimeleri kapsar. House bir ev binasını, home ise kişinin yaşadığı ve kendini evinde hissettiği yeri vurgulayabilir. Room oda, furniture mobilya anlamına gelir. Bu derste odaları tanıyacak, sık kullanılan ev eşyalarını öğrenecek ve “There is / There are” ile bunları cümle içinde kullanacağız.

Ev Türleri ve Evin Bölümleri

İngilizcede house genellikle müstakil bir ev veya ev binası, flat (özellikle Britanya İngilizcesi) ve apartment ise daire için kullanılır. Floor kat veya zemin anlamına gelebilir; cümlenin bağlamına göre anlaşılır. Upstairs üst katta, downstairs alt katta demektir. Yaşadığınız yeri anlatırken bütün kelimeleri tek tek sıralamak yerine birkaç kısa cümle kurmaya çalışın.

house: ev, ev binası
home: yuva, yaşanılan ev
apartment: daire
flat: daire (Britanya İngilizcesi)
floor: kat; zemin
balcony: balkon
garden: bahçe
stairs: merdiven
door: kapı
window: pencere

I live in an apartment.
Bir dairede yaşıyorum.
Our house has a small garden.
Evimizin küçük bir bahçesi var.
The bedrooms are upstairs.
Yatak odaları üst katta.
There is a balcony next to the living room.
Oturma odasının yanında bir balkon var.

Evin Odaları – Rooms in a House

Bir evin bölümlerinden söz ederken living room oturma odası veya salon, bedroom yatak odası, kitchen mutfak ve bathroom banyo anlamına gelir. Dining room yemek odası, study çalışma odası olabilir. Banyo ve tuvalet adları ülkelere, mekâna ve bağlama göre değişebilir; özellikle kamusal mekânlarda restroom (ABD) veya toilet (Birleşik Krallık) gibi kelimeler duyabilirsiniz.

living room: salon, oturma odası
bedroom: yatak odası
kitchen: mutfak
bathroom: banyo
dining room: yemek odası
study: çalışma odası
hallway: koridor
laundry room: çamaşır odası
garage: garaj

The kitchen is next to the dining room.
Mutfak yemek odasının yanında.
We watch TV in the living room.
Salonda televizyon izleriz.
There are two bedrooms in this apartment.
Bu dairede iki yatak odası var.
My desk is in the study.
Çalışma masam çalışma odasında.

Salon ve Yatak Odası Mobilyaları

Mobilyalar çoğu zaman farklı odalarda da bulunabilir. Sofa kanepe, armchair koltuk, wardrobe gardırop, bedside table komodin demektir. Furniture İngilizcede sayılamayan bir isimdir; bu nedenle “two furnitures” denmez. İki mobilya parçasından söz etmek için two pieces of furniture ifadesini kullanabiliriz. Bazı mobilya adlarını çoğul yapmak mümkündür: two chairs, three tables.

sofa: kanepe
armchair: koltuk
coffee table: orta sehpa
bookshelf: kitaplık, raf
carpet: halı
curtain: perde
bed: yatak
wardrobe: gardırop
pillow: yastık
blanket: battaniye
lamp: lamba

There is a sofa in the living room.
Salonda bir kanepe var.
My books are on the bookshelf.
Kitaplarım kitaplıkta.
The lamp is beside the bed.
Lamba yatağın yanında.
We bought two pieces of furniture.
İki parça mobilya satın aldık.

Mutfak, Banyo ve Ev Aletleri

Mutfakta günlük işlerle ilgili kelimeler çok sık geçer. Fridge buzdolabı, oven fırın, sink lavabo veya evye, cupboard dolap demektir. Washing machine çamaşır makinesi, dishwasher bulaşık makinesidir. Cihazların işlevini de anlatmak için use kullanmak veya turn on / turn off açmak-kapatmak fiillerinden yararlanmak mümkündür. Eşyaları bir odayla eşleştirmek öğrendiklerinizi hatırlamayı kolaylaştırır.

fridge: buzdolabı
oven: fırın
stove: ocak
cupboard: dolap
sink: lavabo, evye
dishwasher: bulaşık makinesi
washing machine: çamaşır makinesi
mirror: ayna
towel: havlu
shower: duş

The milk is in the fridge.
Süt buzdolabında.
Please turn off the stove.
Lütfen ocağı kapat.
There is a mirror above the sink.
Lavabonun üstünde bir ayna var.
We have a washing machine in the bathroom.
Banyomuzda bir çamaşır makinesi var.

There Is, There Are ve Yer Bildiren Edatlar

Bir odada bir şeyin bulunduğunu anlatmak için tekil isimlerde there is, çoğul isimlerde there are kullanılır: There is a chair, There are two chairs. Konumu belirtmek için in içinde, on üzerinde, under altında, next to yanında, between arasında, opposite karşısında sözcüklerinden yararlanırız. On the table masanın üstünde; in the table ise genellikle aradığınız ifade değildir.

There is a small table near the window.
Pencerenin yakınında küçük bir masa var.
There are three chairs around the table.
Masanın etrafında üç sandalye var.
The cat is under the sofa.
Kedi kanepenin altında.
Is there a bathroom upstairs?
Üst katta banyo var mı?
There are not any plates in the cupboard.
Dolapta hiç tabak yok.

Evde Diyalog – Eşyalar Nerede?

Bir evde eşya ararken Where is…? veya Where are…? sorularını kullanabilirsiniz. Tekil ve çoğul ayrımına dikkat edin. Aşağıdaki konuşmada bir misafir evin bölümlerini soruyor ve ev sahibi yer bildiren ifadelerle cevap veriyor.

A: Where is the living room?
Oturma odası nerede?
B: It is on your left.
Solunda.
A: Is there a bathroom on this floor?
Bu katta banyo var mı?
B: Yes, there is one next to the kitchen.
Evet, mutfağın yanında bir tane var.
A: Where are the clean towels?
Temiz havlular nerede?
B: They are in the cupboard.
Dolaptalar.
A: Is this your desk?
Bu senin çalışma masan mı?
B: Yes, I usually study here.
Evet, genellikle burada ders çalışırım.

Ev Eşyalarıyla İlgili Yaygın Hatalar

Türkçede “mobilyalar” çoğul kullanılsa da İngilizcede furniture sözcüğünün sonunda çoğul -s bulunmaz. Bedroom yatak odası, bed ise yatağın kendisidir; aynı şeyi ifade etmezler. “In the wall” duvarın içinde, “on the wall” duvarın üstünde/asılı anlamına gelebilir. Eşyaların yerini anlatırken anlamı belirleyen yalnızca isim değil, doğru edattır. Bir odayı tarif ederken önce odanın adını, ardından iki eşya ve bunların konumunu söylemek yeterli bir başlangıçtır.

There is a picture on the wall.
Duvarda bir resim var.
My bedroom is small but comfortable.
Yatak odam küçük ama rahat.
The keys are between the books.
Anahtarlar kitapların arasında.

Öğrenilenleri Günlük Hayatta Kullanma

Bugün yaşadığınız evden bir oda seçin. Odanın ismini söyleyin, içinde bulunan beş eşyanın İngilizcesini sıralayın ve en az üçü için yer bildiren cümle kurun. Sonra “There is” ve “There are” yapılarını olumsuza ve soruya dönüştürün. Kelimeleri günlük eşyalarla eşleştirdiğinizde ezberlemek yerine kullanmayı öğrenirsiniz. Bu alıştırma hem kelime bilginizi hem de evinizi İngilizce anlatma becerinizi geliştirir.

Konuyu pekiştirmek için There is / There are, İngilizce edatlar, İngilizce aile bireyleri derslerine de göz atabilirsiniz.