İngilizcede çok kullanılan bir fiilin yanına kısa bir sözcük geldiğinde anlam tamamen değişebilir. Look bakmak, look after ise ilgilenmek veya bakıcılığını yapmak demektir. Phrasal verbs adı verilen bu yapılar özellikle günlük konuşmalarda, e-postalarda ve dizilerde karşımıza çıkar. Yalnızca tek tek kelimelerin anlamını bilmek her zaman yeterli olmaz; fiili, ardından gelen parçacıkla birlikte öğrenmek gerekir. Bu derste temel öbek fiilleri hem örnek cümleleri hem de nesnenin yerleşimi açısından inceliyoruz. Ayrıca hangi yapıda parçacığın ayrılabileceğini ve hangisinde ayrılamayacağını örneklerle göreceğiz.

Phrasal Verbs Nedir? Temel Yapı

Öbek fiiller çoğu zaman fiil + zarf parçacığı veya fiil + edat biçiminde oluşur; bazı yapılarda iki sözcükten fazlası bulunur. Wake up uyanmak, sit down oturmak, look for aramak anlamındadır. Bazıları kelimelerin sözlük anlamından tahmin edilebilir, bazıları ise kalıplaşmış yeni bir anlama sahiptir. Örneğin give up pes etmek ya da bir alışkanlığı bırakmaktır. Bu yüzden yeni bir öbek fiili tek başına değil, kısa ve doğal bir cümle içinde öğrenmek daha etkilidir. Fiilin zamanı değişse bile parçacık genellikle yerinde kalır.

get up: yataktan kalkmak
wake up: uyanmak
sit down: oturmak
stand up: ayağa kalkmak
go out: dışarı çıkmak
come back: geri gelmek
look for: aramak
find out: öğrenmek / ortaya çıkarmak
give up: vazgeçmek / bırakmak
carry on: devam etmek
I get up at seven every morning.Her sabah saat yedide kalkarım.
Please sit down and wait here.Lütfen otur ve burada bekle.
We went out after dinner.Akşam yemeğinden sonra dışarı çıktık.
She found out the answer yesterday.Dün cevabı öğrendi.
Do not give up after one mistake.Bir hatadan sonra pes etme.

Evde ve Günlük Hayatta Kullanılan Öbek Fiiller

Evde sık yapılan işler birkaç kısa öbek fiille anlatılabilir. Turn on bir cihazı açmayı, turn off kapatmayı, put away bir eşyayı yerine kaldırmayı ifade eder. Pick up yerden almak, birini araçla almak veya telefonu açmak gibi farklı bağlamlarda kullanılabilir. Try on kıyafet denemek, take off ayakkabı veya palto çıkarmaktır. Take off uçağın havalanması için de kullanılır. Bir fiilin birden fazla anlamı varsa anlamı belirleyen şey içinde bulunduğu cümledir; bu nedenle örnekleri bağlamıyla düşünün.

turn on: açmak (cihaz)
turn off: kapatmak (cihaz)
put away: yerine kaldırmak
pick up: yerden almak / birini almak
try on: denemek (kıyafet)
take off: çıkarmak / havalanmak
put on: giymek / takmak
clean up: temizleyip toplamak
throw away: çöpe atmak
fill in: form doldurmak
Could you turn off the light?Işığı kapatabilir misin?
Please put away your books.Lütfen kitaplarını yerine kaldır.
I will pick you up at six.Seni saat altıda arabayla alacağım.
She is trying on a new coat.Yeni bir palto deniyor.
The plane took off on time.Uçak zamanında havalandı.

Ayrılabilen ve Ayrılamayan Phrasal Verbs

En önemli dil bilgisi farkı, separable ve inseparable ayrımıdır. Turn off the TV ve turn the TV off aynı anlama gelir; çünkü turn off ayrılabilen bir yapıdır. Nesne bir zamirse zamir parçacığın önüne gelmelidir: turn it off doğru, turn off it yanlıştır. Look after veya run into gibi ayrılmayan yapılarda nesne sona gelir. Look after her deriz; look her after demeyiz. Her öbek fiilin ayrı mı bitişik mi kullanılabildiği sözlükte kontrol edilmelidir.

turn it off: onu kapat
put it on: onu giy / tak
pick them up: onları al
look after her: ona bak / onunla ilgilen
run into him: onunla tesadüfen karşılaş
come across a word: bir kelimeye rastlamak
Turn the computer off before you leave.Çıkmadan önce bilgisayarı kapat.
Turn it off before you leave.Çıkmadan önce onu kapat.
My aunt looks after my little cousin.Teyzem küçük kuzenime bakıyor.
I ran into an old friend at the station.İstasyonda eski bir arkadaşıma rastladım.
Please pick them up from school.Lütfen onları okuldan al.

Okul, İş ve Seyahat İçin Phrasal Verbs

Derslerde veya iş yerinde hand in bir ödevi ya da belgeyi teslim etmeyi, look up kelime veya bilgiyi kaynaktan bulmayı ifade eder. Put off ertelemek, set up kurmak veya ayarlamak, go over gözden geçirmek anlamındadır. Check in otelde giriş yapmak veya uçuş için kayıt yaptırmaktır. Check out otelden ayrılma işlemi ya da bir şeyi inceleme anlamına gelebilir. İş yerinde bir görevi açıklarken uygun öbek fiili seçmek anlatımı hem kısa hem doğal hâle getirir.

hand in: teslim etmek
look up: sözlükte / kaynakta aramak
put off: ertelemek
set up: kurmak / ayarlamak
go over: gözden geçirmek
check in: giriş işlemi yapmak
check out: çıkış yapmak / incelemek
deal with: ilgilenmek / ele almak
get along with: iyi geçinmek
come up with: fikir bulmak
Please hand in your homework by Friday.Lütfen ödevini cumaya kadar teslim et.
I looked up the word in a dictionary.Kelimeye sözlükten baktım.
They put off the meeting until Monday.Toplantıyı pazartesiye ertelediler.
Let us go over the report together.Raporu birlikte gözden geçirelim.
We checked in at the hotel at noon.Öğlen otelde giriş işlemi yaptık.

Benzer Görünen Yapılar ve Sık Hatalar

Look for aramak, look at bakmak, look after ilgilenmek demektir. Aynı temel fiile rağmen cümlenin anlamı değişir. Get on otobüse binmek gibi anlamlar taşıyabilirken get off otobüsten inmek için kullanılır. Give up ardından nesne alabilir: give up smoking sigarayı bırakmak demektir. Günlük hayatta break down aracın bozulmasını, work out egzersiz yapmak veya bir çözümün işe yaramasını anlatabilir. Ezber yaparken birkaç anlamı aynı anda yüklemek yerine en yaygın anlamdan başlayın.

look at: -e bakmak
look for: aramak
look after: bakmak / ilgilenmek
get on: binmek (otobüs vb.)
get off: inmek (otobüs vb.)
break down: bozulmak
work out: egzersiz yapmak / çözülmek
give up smoking: sigarayı bırakmak
Look at the picture, please.Lütfen resme bak.
Are you looking for your keys?Anahtarlarını mı arıyorsun?
The bus broke down on the way.Otobüs yolda bozuldu.
She gets on the bus near her house.Evine yakın bir yerden otobüse biniyor.
He gave up smoking last year.Geçen yıl sigarayı bıraktı.

Günlük Konuşma Örneği – Short Dialogue

İngilizce cümleyi dinleyin, Türkçe anlamına bakın ve sonra konuşmacıların rollerini değiştirerek kendi diyaloğunuzu oluşturun.

A: Could you turn down the music?Müziğin sesini kısabilir misin?
B: Of course. I will turn it down.Elbette. Sesini kısacağım.
A: Have you looked up the new words?Yeni kelimelere sözlükten baktın mı?
B: Yes, and I wrote them down.Evet, onları not ettim.
A: Do not forget to hand in your homework.Ödevini teslim etmeyi unutma.
B: Thanks. I will hand it in tomorrow.Teşekkürler. Yarın teslim edeceğim.

Kısa Alıştırma ve Sık Yapılan Hatalar

Öbek fiilleri çalışırken bir deftere fiili, nesne alıp almadığını, ayrılıp ayrılamadığını ve kısa bir örneğini yazın. Önce turn off ile look after arasındaki farkı açıklayın; sonra it ve her zamirlerini kullanarak ikişer cümle kurun. Turn off it yerine turn it off demek önemlidir. Ayrıca give up kalıbını yalnızca “vermek” fiilinden hareketle çevirmemeye dikkat edin. Bir öbek fiilin birden fazla anlamı olduğunda anlamı bağlamından seçin. Her gün beş yeni kalıbı sesli tekrar edip ertesi gün önceki beşini yeniden kullanmanız, fiilleri tek tek ezberlemekten daha etkili olacaktır.

Konuyla bağlantılı İngilizce düzensiz fiiller, İngilizce edatlar – Prepositions, Simple Past Tense derslerini de inceleyerek örneklerinizi çeşitlendirebilirsiniz.