İngilizce yiyecekler ve içecekler (food and drinks), hem market alışverişinde hem restoran siparişlerinde hem de evdeki günlük konuşmalarda sık kullanılan bir kelime grubudur. Kahvaltıda ne yediğinizi, hangi içecekleri sevdiğinizi veya bir yemekte ne kadar malzeme bulunduğunu anlatmak için temel kelimelere ve birkaç doğal kalıba ihtiyaç duyarsınız. Bu derste besin gruplarını, öğünleri, lezzetleri ve sipariş ifadelerini; sayılabilen ve sayılamayan isimlerle bağlantı kurarak öğreneceğiz.

Günlük Yiyecekler – Common Foods

Food genel olarak yiyecek, meal öğün veya yemek anlamına gelir. Bread ekmek, rice pirinç veya pilav, cheese peynir demektir. Bir yemeğin malzemelerinden söz ederken ingredients kelimesini kullanırız. İngilizcede bazı yiyecekler tek tek sayılabilse de bazıları miktar veya porsiyonla ifade edilir. Önce nesneyi tanıyıp daha sonra ilgili ölçü kelimesini öğrenmek daha kullanışlıdır.

bread: ekmek
cheese: peynir
egg: yumurta
butter: tereyağı
rice: pirinç; pilav
pasta: makarna
meat: et
chicken: tavuk eti; tavuk
fish: balık
soup: çorba
salad: salata
sandwich: sandviç

I eat cheese and eggs for breakfast.
Kahvaltıda peynir ve yumurta yerim.
We usually have rice with chicken.
Genellikle tavukla pilav yeriz.
This soup is delicious.
Bu çorba çok lezzetli.
Would you like a sandwich?
Sandviç ister misin?

Meyveler, Sebzeler ve Diğer Gıdalar

Meyve ve sebzeler günlük öğünlerin önemli bir bölümünü oluşturur. Fruit meyve anlamında genellikle sayılamayan bir topluluk adı gibi kullanılır; farklı meyve türlerinden söz ederken fruits da duyabilirsiniz. Vegetable sebze, vegetables ise sebzeler demektir. İsimlerin tekil ve çoğullarını, yiyecek kelimesini öğrenirken birlikte çalışmak faydalıdır: one tomato ama two tomatoes.

apple: elma
banana: muz
orange: portakal
grape: üzüm
strawberry: çilek
tomato: domates
potato: patates
carrot: havuç
onion: soğan
cucumber: salatalık
lettuce: marul

I eat an apple every day.
Her gün bir elma yerim.
We need two tomatoes and one onion.
İki domatese ve bir soğana ihtiyacımız var.
These strawberries are fresh.
Bu çilekler taze.
Do you like carrots?
Havuç sever misin?

İçecekler – Drinks ve Porsiyon İfadeleri

Water su, milk süt, juice meyve suyu anlamına gelir. Çoğu sıvı sayılamayan isim olduğu için belirli bir miktar belirtirken a glass of, a cup of veya a bottle of kalıpları kullanılır. Örneğin a glass of water bir bardak su, two cups of tea iki fincan çay demektir. Coffee de genel anlamda sayılamayandır; ancak kafede two coffees ifadesi iki porsiyon kahve için kullanılabilir.

water: su
tea: çay
coffee: kahve
milk: süt
orange juice: portakal suyu
lemonade: limonata
a glass of water: bir bardak su
a cup of tea: bir fincan çay
a bottle of water: bir şişe su

Can I have a glass of water?
Bir bardak su alabilir miyim?
She drinks tea without sugar.
O, şekersiz çay içer.
We need a bottle of milk.
Bir şişe süte ihtiyacımız var.
I would like two cups of coffee.
İki fincan kahve istiyorum.

Öğünler ve Yeme Alışkanlıkları

Breakfast kahvaltı, lunch öğle yemeği, dinner akşam yemeği, snack atıştırmalık demektir. Have breakfast ve have dinner kalıplarında çoğu zaman a kullanılmaz. Ne yemek istediğinizi ifade etmek için I would like…, sevdiğiniz yiyeceği söylemek için I like…, düzenli alışkanlığınızı anlatmak için I usually eat… diyebilirsiniz.

breakfast: kahvaltı
lunch: öğle yemeği
dinner: akşam yemeği
snack: ara öğün; atıştırmalık
dessert: tatlı
ingredient: malzeme
recipe: yemek tarifi

We have lunch at noon.
Öğle yemeğini öğlen yeriz.
I usually eat fruit as a snack.
Ara öğünde genellikle meyve yerim.
What is your favourite dessert?
En sevdiğin tatlı nedir?
My mother is cooking dinner.
Annem akşam yemeği pişiriyor.

Sayılabilen ve Sayılamayan Yiyecekler

Egg ve apple gibi isimler sayılabilir: an egg, three apples. Milk, rice ve genel anlamdaki bread ise sayılamayan isimlerdir. Olumlu cümlelerde some, soru ve olumsuzlarda sıklıkla any kullanılır. Miktar sormak için sayılabilir çoğullarla How many?, sayılamayanlarla How much? tercih edilir. A loaf of bread bir somun ekmek, a slice of cheese bir dilim peynir demektir.

We have some apples, but we do not have any bananas.
Biraz elmamız var ama hiç muzumuz yok.
How much rice do we need?
Ne kadar pirince ihtiyacımız var?
How many eggs are in the fridge?
Buzdolabında kaç yumurta var?
Please buy a loaf of bread.
Lütfen bir somun ekmek al.
Would you like some tea?
Biraz çay ister misin?

Tatlar, Tercihler ve Yemek Siparişi

Yemek hakkında konuşurken sweet tatlı, sour ekşi, salty tuzlu, spicy baharatlı veya acılı, bitter acımsı anlamındadır. Hot yemeğin sıcaklığını veya bazı bağlamlarda acılığını anlatabilir; bu nedenle duruma göre spicy daha açıklayıcı olabilir. Nazik bir sipariş için “I want…” yerine sıkça I’d like… denir. Could I have…? de kibar bir istektir.

sweet: tatlı
sour: ekşi
salty: tuzlu
spicy: baharatlı, acılı
bitter: acımsı
fresh: taze
delicious: lezzetli
Customer: Could I see the menu, please?
Menüyü görebilir miyim lütfen?
Waiter: Of course. What would you like to drink?
Elbette. Ne içmek istersiniz?
Customer: I would like a glass of water.
Bir bardak su istiyorum.
Waiter: Would you like some soup?
Biraz çorba ister misiniz?
Customer: Yes, please. Is it spicy?
Evet, lütfen. Acılı mı?
Waiter: No, it is mild.
Hayır, acısız; hafif.
Customer: Great. I will have the soup.
Harika. Çorba alacağım.
Waiter: Anything else?
Başka bir şey?

Sık Karıştırılan Yiyecek İfadeleri

Food yiyecekleri genel olarak ifade ederken meal belirli bir öğünü anlatır. Dish tabak veya hazırlanmış yemek, plate ise servis tabağıdır. “I am eating a breakfast” yerine günlük kullanımda çoğunlukla I am having breakfast denir. İçeceklerde tekil porsiyonla genel maddeyi ayırt edin: some water, two glasses of water. Kendi kahvaltınızı anlatan üç cümle ve bir restoranda kullanabileceğiniz iki nazik istek yazarak tekrar yapabilirsiniz.

This is my favourite dish.
Bu benim en sevdiğim yemek.
I need a clean plate.
Temiz bir tabağa ihtiyacım var.
There is some cheese on the table.
Masada biraz peynir var.

Öğrenilenleri Günlük Hayatta Kullanma

Bir alışveriş listesi hazırlayın: üç sebze, iki meyve, iki içecek ve bir kahvaltılık ürün seçin. Bu ürünleri İngilizce sesli okuyun, ardından hangilerinin sayılabilir olduğunu belirleyin. Son olarak “I’d like…” kullanarak kısa bir sipariş verin. Kelime, miktar ve nezaket ifadelerini bir araya getirmek, yeni öğrendiğiniz bilgileri gerçek bir konuşmada kullanmanızı kolaylaştırır.

Konuyu pekiştirmek için sayılabilen ve sayılamayan isimler, Some / Any / Much / Many, restoran diyalogları derslerine de göz atabilirsiniz.