İngilizce hava durumu konuşmaları (weather), bir sohbeti başlatmanın en kolay yollarından biridir. Havanın güneşli, rüzgârlı, bulutlu ya da yağmurlu olduğunu söylemek; dışarı çıkmadan önce tahmini sormak veya sıcaklıktan söz etmek için birkaç temel kalıp yeterlidir. Bu derste hava durumunu anlatan sıfatları, isimleri, “What’s the weather like?” sorusunu ve günlük yaşamda kullanılabilecek kısa konuşmaları bir arada göreceğiz. Mevsimlerle hava durumunu karıştırmadan, belirli bir gündeki koşulları ifade etmeye odaklanacağız.

Temel Hava Durumu Kelimeleri – Weather Words

İngilizcede sun güneş, sunny güneşli; rain yağmur, rainy yağmurlu demektir. Benzer şekilde cloud bulut, cloudy bulutlu anlamına gelir. Havanın nasıl olduğunu anlatırken sıfat kullanmak çoğu zaman yeterlidir: It is sunny. Hava durumu cümlelerinde it genel bir özne olarak kullanılır; bu ifade “o güneşli” diye birebir çevrilmez.

sunny: güneşli
cloudy: bulutlu
rainy: yağmurlu
windy: rüzgârlı
snowy: karlı
foggy: sisli
stormy: fırtınalı
clear: açık, bulutsuz
humid: nemli
dry: kuru

It is sunny today.
Bugün hava güneşli.
The sky is cloudy.
Gökyüzü bulutlu.
It is very windy outside.
Dışarıda hava çok rüzgârlı.
The weather is foggy this morning.
Bu sabah hava sisli.

Hava Nasıl? Sorusunu Sormak ve Yanıtlamak

En doğal sorulardan biri What’s the weather like? yani “Hava nasıl?” ifadesidir. Belirli bir yer veya zaman eklemek için “What’s the weather like in Ankara?” ya da “What will the weather be like tomorrow?” denebilir. How is the weather? sorusu da anlaşılır ve kullanılır; ancak ilk kalıp çok yaygındır. It’s nice ve It’s lovely gibi yanıtlar, özellikle gündelik sohbette ayrıntıya girmeden hava hakkında olumlu bir izlenim bildirir.

What is the weather like today?
Bugün hava nasıl?
It is warm and sunny.
Hava ılık ve güneşli.
What is the weather like in Istanbul?
İstanbul’da hava nasıl?
It is cloudy but not cold.
Hava bulutlu ama soğuk değil.
Is it raining outside?
Dışarıda yağmur yağıyor mu?
Yes, it is raining heavily.
Evet, şiddetli yağmur yağıyor.

Sıcaklık, Soğuk ve Hissedilen Hava

Hot sıcak, warm ılık, cool serin, cold soğuk ve freezing dondurucu soğuk anlamına gelir. Sıcaklık ölçüsünde degrees Celsius ifadesini kullanabilirsiniz: It is twenty degrees Celsius. “The temperature is…” kalıbı ise dereceyi belirtirken daha açıklayıcıdır. Bir yere gitmeden önce sıcaklığı bilmek yetmeyebilir; nem, rüzgâr ve hissedilen sıcaklık da kıyafet seçiminizi etkiler.

hot: sıcak
warm: ılık
cool: serin
cold: soğuk
freezing: dondurucu soğuk
temperature: sıcaklık
degree: derece
heat: sıcaklık, ısı
breeze: hafif rüzgâr

It is thirty degrees Celsius.
Hava otuz santigrat derece.
The temperature is below zero.
Sıcaklık sıfırın altında.
There is a cool breeze.
Hafif ve serin bir rüzgâr var.
It feels colder because of the wind.
Rüzgâr yüzünden hava daha soğuk hissediliyor.

Rain, Snow ve Wind: İsim ve Fiil Farkı

Rain ve snow hem isim hem de fiil olabilir. There is heavy rain derken yağmur isimdir; It is raining cümlesinde yağmak eylemini anlatır. It rains a lot here genel bir iklim özelliğini, It is raining now ise tam şu anda devam eden yağmuru belirtir. Benzer şekilde snowy karlı, snowing kar yağıyor anlamında kullanılır.

It rains a lot in autumn here.
Burada sonbaharda çok yağmur yağar.
It is raining right now.
Şu anda yağmur yağıyor.
It snowed last night.
Dün gece kar yağdı.
It is snowing in the mountains.
Dağlarda kar yağıyor.
There is a strong wind today.
Bugün kuvvetli rüzgâr var.

Hava Tahmini ve Geleceğe Yönelik Cümleler

Hava tahmini konuşurken kesin bilgilerle olasılıkları ayırmak gerekir. The forecast says… “Tahmine göre…” şeklinde kullanılır. It may rain yağmur yağabilir, It is going to rain yağmur yağacak gibi görünüyor demektir; ikinci kalıp eldeki işaretlere dayanarak yapılan tahminlerde sık kullanılır. Hava değişebilir; bu nedenle plan yaparken might ve probably gibi sözcükler yararlıdır.

weather forecast: hava tahmini
chance of rain: yağmur olasılığı
probably: muhtemelen
partly cloudy: parçalı bulutlu
thunderstorm: gök gürültülü fırtına
umbrella: şemsiye

The forecast says it will be cloudy.
Hava tahmini bulutlu olacağını söylüyor.
It might rain this afternoon.
Bu öğleden sonra yağmur yağabilir.
Take an umbrella with you.
Yanına şemsiye al.
Tomorrow will probably be warmer.
Yarın muhtemelen hava daha sıcak olacak.
There is a chance of a thunderstorm.
Gök gürültülü fırtına ihtimali var.

Hava Durumu Diyaloğu – Hafta Sonu Planı

Kısa bir hava durumu sohbetinde önce genel koşulları öğrenip ardından planı değiştirebilirsiniz. Aşağıdaki konuşmada this afternoon bugün öğleden sonra, tomorrow morning yarın sabah, if it rains ise yağmur yağarsa anlamındadır.

A: What is the weather like today?
Bugün hava nasıl?
B: It is sunny, but a little windy.
Güneşli ama biraz rüzgârlı.
A: Will it rain tomorrow?
Yarın yağmur yağacak mı?
B: It might rain in the afternoon.
Öğleden sonra yağmur yağabilir.
A: Shall we go for a walk in the morning?
Sabah yürüyüşe çıkalım mı?
B: Good idea. Let us check the forecast first.
İyi fikir. Önce hava tahminine bakalım.
A: What if it is too cold?
Hava çok soğuk olursa ne olacak?
B: We can meet at a café instead.
Onun yerine bir kafede buluşabiliriz.

Sık Yapılan Hatalar ve Kısa Tekrar

Türkçedeki “Hava sıcak” ifadesini İngilizceye çevirirken “Weather hot” demeyiz; It is hot ya da The weather is hot deriz. “It is rain” yerine It is rainy veya It is raining seçilir. Weather genellikle sayılamayan bir isimdir; “a weather” kullanılmaz. Son olarak climate uzun yıllara yayılan iklim özelliklerini anlatır, weather ise belirli bir zamandaki hava koşullarını anlatır.

The weather is nice today.
Bugün hava güzel.
The climate here is generally mild.
Buradaki iklim genellikle ılımandır.
We cannot go out because it is stormy.
Hava fırtınalı olduğu için dışarı çıkamayız.

Öğrenilenleri Günlük Hayatta Kullanma

Her gün dışarı bakıp havayı İngilizce iki cümleyle anlatın: birinde sıcaklık, diğerinde gökyüzü veya yağış bilgisi bulunsun. Ardından yarın için tek bir tahmin cümlesi kurun. Sıfatları, fiilleri ve derece ifadelerini aynı anda kullanabilmek; seyahat, alışveriş ve gündelik sohbetlerde hızlı yanıt vermenize yardımcı olur. Özellikle it is, it is raining ve it might rain ayrımını kendi sesinizle tekrarlayarak çalışmanız faydalıdır.

Konuyu pekiştirmek için İngilizce mevsimler, İngilizce aylar, gelecek zaman derslerine de göz atabilirsiniz.