İngilizcede isimleri doğru kullanabilmek için önce sayılabilen (countable) ve sayılamayan (uncountable) isimler arasındaki farkı anlamak gerekir. Örneğin bir elmayı tek tek sayabiliriz; ama suyu günlük kullanımda tek birimler hâlinde saymayız. Bu ayrım a/an, some, many, much, there is ve there are seçimlerini etkiler. Bu derste kuralları Türkçe açıklamalar ve seslendirmeli İngilizce örneklerle öğreneceksiniz.

Countable Nouns Nedir? Sayılabilen İsimler

Sayılabilen isimler bir, iki, üç diye sayılabilen varlıkları anlatır. Bu isimlerin tekil ve çoğul biçimleri vardır. Tekil sayılabilen bir isim çoğu durumda tek başına kullanılmaz; a, an, the, my, this gibi bir belirleyici alır. Çoğul biçimlerde sayı veya miktar ifadeleri bulunabilir.

Apple: elma
Apples: elmalar
Book: kitap
Books: kitaplar
Chair: sandalye
Chairs: sandalyeler
Egg: yumurta
Eggs: yumurtalar

I have an apple.
Bir elmam var.
She bought three apples.
Üç elma satın aldı.
There is a chair in the room.
Odada bir sandalye var.
There are six chairs in the room.
Odada altı sandalye var.
We need two eggs.
İki yumurtaya ihtiyacımız var.

Uncountable Nouns Nedir? Sayılamayan İsimler

Sayılamayan isimler, belirli bir bağlamda parçalara ayırmadan sayılamayan maddeleri, kavramları veya toplulukları anlatır. Water, rice, sugar, information gibi isimler bu gruptadır. Genellikle tekil fiille kullanılır ve önlerine doğrudan a/an gelmez. Bir miktardan bahsederken some veya ölçü birimleri kullanılabilir.

Water: su
Milk: süt
Rice: pirinç
Sugar: şeker
Bread: ekmek
Information: bilgi
Advice: tavsiye
Furniture: mobilya
Homework: ev ödevi
Luggage: bagaj

There is some milk in the fridge.
Buzdolabında biraz süt var.
I need some information.
Biraz bilgiye ihtiyacım var.
This furniture is expensive.
Bu mobilya pahalı.
Her advice is helpful.
Onun tavsiyesi faydalı.
My luggage is heavy.
Bagajım ağır.

A, An ve Sayılabilir İsimler

Tekil sayılabilir isimlerle a veya an kullanabiliriz; ancak sayılamayan isimlerde aynı yapı normalde doğru değildir. An apple doğal bir ifadedir, fakat “a water” genel anlamda su demek değildir. Yine de kafede a water sözü bir şişe veya bardak su anlamında günlük konuşmada kullanılabilir. Anlam ve bağlam önemlidir.

I would like an orange.
Bir portakal istiyorum.
He is reading a book.
Bir kitap okuyor.
I would like some water.
Biraz su istiyorum.
Could I have a bottle of water?
Bir şişe su alabilir miyim?
We bought a loaf of bread.
Bir somun ekmek aldık.

Miktarı Nasıl Söyleriz? Ölçü Birimleri

Sayılamayan isimleri saymak istediğimizde bir ölçü veya kap adı kullanırız. A glass of water bir bardak su, two pieces of advice iki tavsiye, three pieces of furniture üç mobilya parçası anlamına gelir. Bu yapılarda çoğul olan asıl madde değil, ölçüyü ifade eden isimdir.

A glass of water: bir bardak su
A cup of tea: bir fincan çay
A bottle of milk: bir şişe süt
A piece of advice: bir tavsiye
A piece of information: bir bilgi
A slice of bread: bir dilim ekmek

A cup of tea is on the table.
Masada bir fincan çay var.
Can I have two glasses of water?
İki bardak su alabilir miyim?
She gave me three pieces of advice.
Bana üç tavsiye verdi.
We need a bag of rice.
Bir paket pirince ihtiyacımız var.

How Many ve How Much Farkı

How many genellikle sayılabilen çoğul isimlerle, how much ise sayılamayan isimlerle kullanılır. Bunlar hem miktar hem de bağlama göre fiyat sormak için kullanılabilir. How much is this book? sorusunda how much, kitabın kendisinin sayılamayan olduğu anlamına gelmez; fiyatı sorar.

How many books do you have?
Kaç kitabın var?
How many chairs do we need?
Kaç sandalyeye ihtiyacımız var?
How much sugar do you want?
Ne kadar şeker istiyorsun?
How much time do we have?
Ne kadar zamanımız var?
How much is this bag?
Bu çanta ne kadar?

Many, Much ve A Lot Of

Many sayılabilen çoğullarla, much sayılamayanlarla kullanılır. A lot of ise her iki tür isimle de yaygındır. Olumlu cümlelerde özellikle günlük konuşmada a lot of birçok durumda daha doğal duyulur. Much ise olumsuz cümlelerde ve sorularda sık kullanılır.

There are many students here.
Burada çok sayıda öğrenci var.
We do not have much time.
Fazla zamanımız yok.
She drinks a lot of water.
Çok su içer.
They have a lot of books.
Çok sayıda kitapları var.
Do you have much homework?
Çok ödevin var mı?

Bazı İsimler Bağlama Göre Değişebilir

Chicken canlı bir hayvanı anlatırken sayılabilir, et anlamında kullanıldığında sayılamayan olabilir. Coffee genel içecek adı olarak sayılamayan, bir kafede bir fincanlık porsiyonu anlatırken sayılabilen biçimde kullanılabilir. Aynı kelimenin kullanımına göre değişmesi bir hata değildir.

There are three chickens in the garden.
Bahçede üç tavuk var.
We had chicken for dinner.
Akşam yemeğinde tavuk yedik.
I drink coffee in the morning.
Sabahları kahve içerim.
We ordered two coffees.
İki kahve sipariş ettik.

Sık Yapılan Hatalar ve Kısa Diyalog

Informations, advices, furnitures gibi çoğul biçimler genel kullanımda yanlıştır. Some information, a piece of advice ve some furniture tercih edilir. Türkçede “iki bilgi” diyebilmemiz, İngilizcede her zaman doğrudan two informations denebileceği anlamına gelmez.

A: Do we have any rice at home?

Evde hiç pirinç var mı?

B: Yes, but we do not have many eggs.

Evet ama fazla yumurtamız yok.

A: How much rice should I cook?

Ne kadar pirinç pişirmeliyim?

B: Please cook two cups of rice.

Lütfen iki fincan pirinç pişir.

Ölçü birimlerinin dışında miktar sözcüklerini ayrıntılı karşılaştırmak için Some, Any, Much, Many, A Lot Of dersini; tekil ve çoğul isim yazımını pekiştirmek için Singular and Plural Nouns dersini inceleyebilirsiniz.