Okulda, kursta veya İngilizce dersinde kullanılan eşyaların adlarını bilmek çok işe yarar. İngilizce okul ve sınıf eşyaları arasında yalnızca kalem ve defter değil, sırt çantası, silgi, dosya, tahta ve teknolojik araçlar da bulunur. School supplies okul gereçleri, classroom objects sınıftaki nesneler anlamına gelir. Kelime listesini öğrendikten sonra bir eşyanın yerini sormayı, öğretmenden yardım istemeyi ve sınıf içi yönergeleri anlamayı çalışacağız.

Temel Okul Gereçleri – School Supplies

İlk olarak çantamızda bulunan eşyaları öğrenelim. Pen tükenmez kalem, pencil kurşun kalem, eraser silgidir. İngiliz İngilizcesinde silgi için bazen rubber kelimesi kullanılır; Amerikan İngilizcesinde eraser daha açık bir seçenektir. Notebook defter, textbook ders kitabıdır. Book tek başına daha genel bir kelimedir.

pen: tükenmez kalem
pencil: kurşun kalem
eraser: silgi
sharpener: kalemtıraş
notebook: defter
textbook: ders kitabı
workbook: alıştırma kitabı
schoolbag: okul çantası
backpack: sırt çantası
pencil case: kalem kutusu
ruler: cetvel
glue stick: yapıştırıcı
scissors: makas
folder: dosya
highlighter: fosforlu kalem
marker: keçeli / işaretleme kalemi
I have two pencils in my bag.Çantamda iki kurşun kalem var.
Can I borrow your eraser?Silgini ödünç alabilir miyim?
My notebook is on the desk.Defterim sıranın üzerinde.
Please bring your textbook tomorrow.Lütfen ders kitabını yarın getir.

Sınıftaki Nesneler – Classroom Objects

Sınıfa baktığınızda masa, sandalye, tahta ve pencere gibi nesneler görürsünüz. Desk öğrenci sırası veya çalışma masası, table genel anlamda masadır. Whiteboard beyaz yazı tahtası, board marker tahta kalemi anlamına gelir. Sınıfta konum anlatırken on, under, next to gibi yer edatlarını kullanmanız gerekir.

desk: öğrenci sırası / çalışma masası
chair: sandalye
whiteboard: beyaz yazı tahtası
blackboard: kara tahta
board marker: tahta kalemi
board eraser: tahta silgisi
projector: projektör
screen: ekran
computer: bilgisayar
clock: saat
map: harita
bookshelf: kitaplık
noticeboard: ilan panosu
window: pencere
door: kapı
The teacher is writing on the board.Öğretmen tahtaya yazıyor.
The projector is next to the window.Projektör pencerenin yanında.
There are twenty desks in the classroom.Sınıfta yirmi sıra var.
My bag is under the chair.Çantam sandalyenin altında.

Dersler ve Okulda Kullanılan Kelimeler

Eşyaları tanıdıktan sonra okul hayatıyla ilgili temel kelimelere geçebiliriz. Subject ders veya konu, timetable ders programı, homework ev ödevidir. Homework sayılamayan bir isimdir: Genel anlamda “two homeworks” yerine two homework assignments kullanılabilir. Exam sınav, grade ise not anlamına gelebilir.

teacher: öğretmen
student: öğrenci
lesson: ders
subject: ders / konu
homework: ev ödevi
exam: sınav
grade: not
timetable: ders programı
maths: matematik
science: fen bilimleri
history: tarih
geography: coğrafya
English: İngilizce
Our first lesson is English.İlk dersimiz İngilizce.
I have homework for tomorrow.Yarın için ödevim var.
What subject do you like most?En çok hangi dersi seviyorsun?
The exam starts at ten.Sınav saat onda başlıyor.

There Is, There Are ve Yer Bildiren Edatlar

Bir eşyanın nerede olduğunu anlatmak için There is ve There are yapılarını kullanabilirsiniz. Tekil nesnelerde There is a…, çoğul nesnelerde There are… uygundur. In içinde, on üzerinde, under altında, between iki şeyin arasında, next to yanında anlamına gelir. “Where is my pencil?” sorusunu bir yer edatıyla cevaplamak kolaydır.

in the bag: çantanın içinde
on the desk: sıranın üzerinde
under the table: masanın altında
next to the door: kapının yanında
between two desks: iki sıranın arasında
behind the chair: sandalyenin arkasında
There is a dictionary on the table.Masanın üzerinde bir sözlük var.
There are three books in my bag.Çantamda üç kitap var.
Where is my pencil case?Kalem kutum nerede?
It is between the notebooks.Defterlerin arasında.

Sınıfta Duyulan Yönergeler ve Rica Kalıpları

Öğretmenin yönergelerini anlamak sınıf içinde iletişim kurmayı kolaylaştırır. Open your books, listen carefully, work in pairs gibi ifadeler emir cümlesidir. Kibar rica için Can I…? veya Could you…? yapıları kullanılır. Örneğin anlamadığınızda Could you repeat that? demek çok doğal bir ifadedir.

Open your books.: Kitaplarınızı açın.
Close your notebooks.: Defterlerinizi kapatın.
Listen carefully.: Dikkatlice dinleyin.
Work in pairs.: İkili çalışın.
Raise your hand.: Parmak kaldırın.
Write the answer.: Cevabı yazın.
Read aloud.: Sesli okuyun.
Turn to page ten.: Onuncu sayfayı açın.
May I come in?İçeri girebilir miyim?
Could you repeat the question, please?Soruyu tekrar eder misiniz lütfen?
I do not understand this word.Bu kelimeyi anlamıyorum.
Can you lend me a pen?Bana bir kalem ödünç verebilir misin?

Günlük Konuşma Örneği – Short Dialogue

İngilizce cümleleri sırayla dinleyin. Ardından Türkçe karşılıklarına bakmadan benzer bir konuşmayı kendiniz kurmayı deneyin.

A: Excuse me, do you have an extra pencil?Affedersin, fazladan kurşun kalemin var mı?
B: Yes, there is one in my pencil case.Evet, kalem kutumda bir tane var.
A: Can I borrow it for this lesson?Bu ders için ödünç alabilir miyim?
B: Of course. Here you are.Elbette. Buyur.
A: Thank you. Where is our textbook?Teşekkür ederim. Ders kitabımız nerede?
B: It is on the teacher’s desk.Öğretmenin masasının üzerinde.
A: Could you say that again, please?Tekrar söyleyebilir misin lütfen?
B: Sure. It is on the desk.Tabii. Masanın üzerinde.

Alıştırma ve Sık Yapılan Hatalar

Bulunduğunuz ortamda beş eşya seçip adlarını İngilizce söyleyin. Ardından “There is…” veya “There are…” kullanarak bulundukları yeri tarif edin. These are scissors cümlesindeki gibi scissors genellikle çoğul fiille kullanılır; tek bir makas için a pair of scissors denebilir. Paper çoğu zaman sayılamayan bir isimdir; tek yaprak için a sheet of paper tercih edilir. Bu küçük farkları öğrendiğinizde sınıf içi konuşmalarınız daha doğru olur.

Konuyu pekiştirmek için There is / There are, İngilizce edatlar, İngilizce emir cümleleri derslerini de inceleyebilirsiniz.