Manavda, pazarda, restoranda ve evde konuşurken meyve ve sebze adlarına sık ihtiyaç duyarız. İngilizce meyveler ve sebzeler dersinde temel adları öğrenmenin yanında miktar sormayı, tazeliği anlatmayı ve alışveriş yapmayı da çalışacağız. Fruit meyve, vegetable sebze demektir. Fresh taze, ripe olgun, unripe ise henüz olgunlaşmamış anlamında kullanılır. Aynı kelime bazen meyveyi tek tek, bazen gıda olarak genel biçimde anlatabilir.

En Çok Kullanılan Meyve İsimleri – Fruits

İlk olarak gündelik hayatta en sık gördüğümüz meyveleri öğrenelim. Apple elma, pear armut, peach şeftali, grape üzüm anlamına gelir. Grapes üzümler demektir; genellikle bir salkım üzümden söz ederken bu çoğul biçim duyulur. İngilizcede berry kelimesi bazı küçük ve sulu meyvelerin adında görülür: strawberry, blueberry ve raspberry.

apple: elma
pear: armut
banana: muz
orange: portakal
tangerine: mandalina
lemon: limon
lime: misket limonu
peach: şeftali
apricot: kayısı
plum: erik
cherry: kiraz
strawberry: çilek
blueberry: yaban mersini
raspberry: ahududu
grape: üzüm tanesi
watermelon: karpuz
melon: kavun
pineapple: ananas
pomegranate: nar
fig: incir
I eat an apple every morning.Her sabah bir elma yerim.
These strawberries are very sweet.Bu çilekler çok tatlı.
Would you like some watermelon?Biraz karpuz ister misin?
We bought a bunch of grapes.Bir salkım üzüm aldık.

Sık Kullanılan Sebze İsimleri – Vegetables

Sebze adları yemek tarifleri ve alışverişte sık geçer. Carrot havuç, cucumber salatalık, aubergine İngiliz İngilizcesinde patlıcan anlamına gelir; Amerikan İngilizcesinde bunun karşılığı eggplant kelimesidir. Benzer biçimde courgette İngiliz İngilizcesinde kabak, zucchini Amerikan İngilizcesinde kabaktır. Bir kelimenin iki yaygın adını bilmek farklı kaynakları anlamayı kolaylaştırır.

tomato: domates
cucumber: salatalık
carrot: havuç
potato: patates
onion: soğan
garlic: sarımsak
pepper: biber
lettuce: marul
spinach: ıspanak
cabbage: lahana
cauliflower: karnabahar
broccoli: brokoli
eggplant: patlıcan (Amerikan İngilizcesi)
aubergine: patlıcan (İngiliz İngilizcesi)
zucchini: kabak (Amerikan İngilizcesi)
courgette: kabak (İngiliz İngilizcesi)
mushroom: mantar
peas: bezelye
green beans: taze fasulye
corn: mısır
We need two tomatoes for the salad.Salata için iki domatese ihtiyacımız var.
She is cutting a cucumber.O, salatalık doğruyor.
My mother cooks spinach on Fridays.Annem cuma günleri ıspanak pişirir.
I do not like raw onions.Çiğ soğan sevmem.

Tekil, Çoğul ve Miktar İfadeleri

Bazı meyve ve sebzeleri adetle sayarız: one apple, two apples. Bazıları için porsiyon veya ölçü birimi daha doğaldır: a bunch of grapes bir salkım üzüm, a head of lettuce bir baş marul. Some olumlu cümlede belirsiz miktarı, any ise çoğu soru ve olumsuz cümlede belirsiz miktarı anlatır. How many sayılabilen, how much ise sayılamayan miktarlar veya fiyatlar için kullanılır.

a kilo of apples: bir kilo elma
a bunch of grapes: bir salkım üzüm
a head of lettuce: bir baş marul
a slice of watermelon: bir dilim karpuz
some spinach: biraz ıspanak
a few carrots: birkaç havuç
a little lemon juice: biraz limon suyu
How many oranges do we need?Kaç portakala ihtiyacımız var?
There are some carrots in the fridge.Buzdolabında biraz havuç var.
We do not have any onions.Hiç soğanımız yok.
How much is a kilo of peaches?Bir kilo şeftali ne kadar?

Tazelik, Tat ve Olgunluk Anlatmak

Meyve ve sebzeyi yalnızca adıyla değil, özelliğiyle de anlatabilirsiniz. Sweet tatlı, sour ekşi, juicy sulu, crunchy kıtır, fresh taze anlamına gelir. Ripe olgunlaşmış meyveler için kullanılır; rotten ise çürümüş demektir. Bu sıfatları “The apple is…” veya “These grapes are…” gibi cümlelerde deneyin.

sweet: tatlı
sour: ekşi
juicy: sulu
crunchy: kıtır
fresh: taze
ripe: olgunlaşmış
unripe: ham / olgunlaşmamış
rotten: çürümüş
organic: organik
seasonal: mevsimlik
This peach is ripe and juicy.Bu şeftali olgun ve sulu.
The lemon tastes sour.Limonun tadı ekşi.
Are these vegetables fresh?Bu sebzeler taze mi?
These bananas are not ripe yet.Bu muzlar henüz olgunlaşmamış.

Mutfakta ve Markette Kullanılan Fiiller

Alışverişten sonra sebzeleri yıkamak, soymak, doğramak ve pişirmek gerekir. Wash yıkamak, peel kabuğunu soymak, chop doğramak, slice dilimlemek demektir. Boil kaynatmak veya haşlamak, roast fırında kızartmak anlamındadır. Markette ise How much are these? ve I’d like… kalıpları kullanışlıdır.

wash the vegetables: sebzeleri yıkamak
peel a potato: patates soymak
chop an onion: soğan doğramak
slice a tomato: domates dilimlemek
boil the potatoes: patatesleri haşlamak
roast the vegetables: sebzeleri fırında kızartmak
Please wash the strawberries first.Lütfen önce çilekleri yıka.
I am peeling the potatoes.Patatesleri soyuyorum.
Could I have half a kilo of cherries?Yarım kilo kiraz alabilir miyim?
We are making a fresh salad.Taze bir salata yapıyoruz.

Günlük Konuşma Örneği – Short Dialogue

İngilizce cümleleri sırayla dinleyin. Ardından Türkçe karşılıklarına bakmadan benzer bir konuşmayı kendiniz kurmayı deneyin.

A: Good morning. Are these peaches fresh?Günaydın. Bu şeftaliler taze mi?
B: Yes, they arrived this morning.Evet, bu sabah geldiler.
A: How much is one kilo?Bir kilosu ne kadar?
B: It is three pounds per kilo.Kilosu üç sterlin.
A: I would like one kilo, please.Bir kilo istiyorum, lütfen.
B: Anything else?Başka bir şey var mı?
A: Yes, two cucumbers and some tomatoes.Evet, iki salatalık ve biraz domates.
B: Of course. Here you are.Elbette. Buyurun.

Alıştırma ve Sık Yapılan Hatalar

Evdeki meyve ve sebzeleri tek tek adlandırın; ardından beş tanesiyle miktar belirten cümleler kurun. An apple doğruyken a apple yanlıştır, çünkü apple ünlü sesle başlar. Potato sözcüğünün çoğulu potatoes, tomato sözcüğünün çoğulu tomatoes biçimindedir. Bir salata tarifi yazıp first, then, finally gibi sıralama ifadeleriyle anlatmayı deneyin. Kelimeleri sesli okuyarak yalnızca yazılışlarına değil, doğru söylenişlerine de alışın.

Konuyu pekiştirmek için İngilizce yiyecekler ve içecekler, Some, Any, Much, Many, Tekil ve çoğul isimler derslerini de inceleyebilirsiniz.