Derslerde Ara

Üç Yapıyı Birbirinden Ayırmak

İngilizcede used to, be used to ve get used to birbirine benzeyen ama farklı zaman ve anlam ilişkileri kuran yapılardır. Used to eskiden düzenli yapılan bir alışkanlığı veya geçmişte geçerli olan bir durumu anlatır. Be used to bir duruma alışkın olmayı ifade eder. Get used to ise alışmanın kendisini, yani yeni duruma uyum sağlama sürecini belirtir.

Üçünü tek bir günlük durumla düşünebilirsiniz. Geçmişte erken kalkardıysanız I used to wake up early diyebilirsiniz. Şimdi erken kalkmak size normal geliyorsa I am used to waking up early dersiniz. Henüz zorlanıyor, fakat yavaş yavaş alışıyorsanız I am getting used to waking up early kullanırsınız. Türkçedeki “eskiden yapardım”, “alışkınım”, “alışıyorum” ayrımı yardımcı olur.

used to work: eskiden çalışırdı
am used to working: çalışmaya alışkınım
am getting used to working: çalışmaya alışıyorum
used to live: eskiden yaşardı
is used to living: yaşamaya alışkın
is getting used to living: yaşamaya alışıyor
I used to live in a small town.Eskiden küçük bir kasabada yaşardım.
I am used to living in a big city.Büyük bir şehirde yaşamaya alışkınım.
I am getting used to living in Istanbul.İstanbul’da yaşamaya alışıyorum.
She used to drink tea every morning.Eskiden her sabah çay içerdi.
She is used to drinking tea without sugar.Çayı şekersiz içmeye alışkın.
She is getting used to drinking coffee.Kahve içmeye alışıyor.

Used To + Fiilin Yalın Hâli: Geçmiş Alışkanlıklar

Used to + fiilin yalın hâli eskiden düzenli yapılan, artık aynı şekilde geçerli olmayan ya da geçmiş döneme ait eylemleri anlatır. I used to play football cümlesi konuşmacının geçmişte futbol oynadığını, günümüzde ise bunun değişmiş olabileceğini düşündürür. Geçmişte geçerli bir durumu da ifade eder: There used to be a cinema here. Bu nedenle yalnızca tekrar eden eylemlerle sınırlı değildir.

Soru ve olumsuz cümlelerde did kullanıldığında tercih edilen standart yazım use to olur: Did you use to …?, I didn’t use to …. Olumlu cümlede ise used to kullanılır. Would geçmişte tekrarlanan eylemleri anlatabilir; fakat There would be a cinema here her zaman geçmişteki durum anlamını vermez. Durum fiilleri için used to daha esnektir.

used to play: eskiden oynardı
used to be: eskiden … idi / vardı
did not use to: eskiden … yapmazdı
did you use to: eskiden … yapar mıydın
We used to visit our grandparents every weekend.Eskiden her hafta sonu büyükanne ve büyükbabamızı ziyaret ederdik.
There used to be a bookshop here.Eskiden burada bir kitapçı vardı.
Did you use to play basketball?Eskiden basketbol oynar mıydın?
I did not use to like olives.Eskiden zeytini sevmezdim.
He used to have long hair.Eskiden uzun saçları vardı.
They used to walk to school.Eskiden okula yürüyerek giderlerdi.

Be Used To + İsim veya -ing: Alışkın Olmak

Be used to bir şeyi normal veya tanıdık bulma durumunu gösterir. Buradaki to mastar işareti değil, edattır. Bu yüzden ardından bir isim veya fiilin -ing biçimi gelir: be used to noise, be used to working late. I am used to work late bu anlamda yanlıştır; doğru biçim I am used to working late olur.

Bu yapı yalnızca şimdiki zamana ait değildir. I was used to … geçmişte alışkın olmayı, I will be used to … gelecekte alışkın olma durumunu anlatabilir. Özneyi ve yardımcı be biçimini değiştirerek cümleyi kurabilirsiniz. Olumsuz cümlelerde not used to alışkın olmama durumunu bildirir; bu, geçmiş alışkanlık anlatan didn’t use to ile aynı değildir.

be used to noise: gürültüye alışkın olmak
am used to driving: araba kullanmaya alışkınım
was used to waking early: erken uyanmaya alışkındım
not used to crowds: kalabalığa alışkın değil
I am used to the cold weather.Soğuk havaya alışkınım.
She is used to studying at night.Gece ders çalışmaya alışkın.
We are not used to such heavy traffic.Bu kadar yoğun trafiğe alışkın değiliz.
Are you used to working on weekends?Hafta sonları çalışmaya alışkın mısın?
He was used to travelling alone.Tek başına seyahat etmeye alışkındı.
They will be used to the new schedule soon.Yakında yeni programa alışkın hâle gelecekler.

Get Used To + İsim veya -ing: Alışma Süreci

Get used to bir duruma henüz tam olarak alışılmamış olabileceğini, ancak uyum sağlama sürecinin başladığını veya tamamlandığını anlatır. I am getting used to my new job yeni işe zamanla uyum sağladığınızı ifade eder. I got used to the noise bir noktada gürültüye alıştığınızı gösterir. Will get used to ise ileride alışma beklentisini anlatır.

Burada da to edat olduğundan ardından isim veya -ing biçimi gelir: get used to waking up. Alışmanın kolaylığı ya da zorluğu için It takes time to get used to … kalıbı çok kullanışlıdır. Get used to ile be used to arasındaki temel fark, birinin değişimi/uyumu, diğerinin oluşmuş alışkanlık durumunu öne çıkarmasıdır.

getting used to: alışmaya başlıyor / alışıyor
got used to: alıştı
will get used to: alışacak
takes time to get used to: alışmak zaman alır
I am getting used to my new school.Yeni okuluma alışıyorum.
She got used to working from home.Evden çalışmaya alıştı.
You will get used to the new timetable.Yeni zaman çizelgesine alışacaksın.
It takes time to get used to speaking English.İngilizce konuşmaya alışmak zaman alır.
He is slowly getting used to waking up early.Erken kalkmaya yavaş yavaş alışıyor.
We have got used to the colder climate.Daha soğuk iklime alıştık.

Aynı Fiille Üç Farklı Anlam

Bu üç yapının farkını anlamanın en kolay yolu, fiili sabit tutup yalnızca kalıbı değiştirmektir. I used to drive to work geçmişte işe arabayla gitme alışkanlığına bakar. I am used to driving to work bunun şimdi alışıldık bir durum olduğunu söyler. I am getting used to driving to work ise kişinin yeni düzenine alışmakta olduğunu gösterir.

Başka bir örnek olarak living alone seçelim. She used to live alone geçmiş bir durumu bildirir; She is used to living alone şu an yalnız yaşamayı normal bulduğunu; She is getting used to living alone ise yalnız yaşama sürecine uyum sağladığını anlatır. Aynı İngilizce kelime kökü, farklı cümle yapısında farklı Türkçe karşılık alır.

used to drive: eskiden arabayla giderdi
used to driving: arabayla gitmeye alışkın
getting used to driving: arabayla gitmeye alışıyor
used to live alone: eskiden yalnız yaşardı
I used to drive to work.Eskiden işe arabayla giderdim.
I am used to driving to work.İşe arabayla gitmeye alışkınım.
I am getting used to driving to work.İşe arabayla gitmeye alışıyorum.
She used to live alone.Eskiden yalnız yaşardı.
She is used to living alone.Yalnız yaşamaya alışkın.
She is getting used to living alone.Yalnız yaşamaya alışıyor.

Olumsuz ve Soru Cümleleri

Üç yapının soru ve olumsuz biçimlerini oluştururken yardımcı fiillere dikkat edin. Geçmiş alışkanlık için Did you use to …? ve didn’t use to kullanılır. Alışkın olma durumunda Are you used to …? ya da isn’t used to; alışma sürecinde ise Are you getting used to …? veya haven’t got used to … biçimleri karşınıza çıkar.

Özellikle şu iki cümle farklıdır: I didn’t use to wake up early “Eskiden erken kalkmazdım” demektir. I am not used to waking up early ise “Erken kalkmaya alışkın değilim” anlamındadır ve güncel bir durumu anlatır. Not get used to biçimi, uyum sağlayamama durumunu ifade eder. Zaman ve bağlamı her zaman kontrol edin.

did not use to: eskiden … yapmazdı
not used to: alışkın değil
not getting used to: alışamıyor
haven’t got used to: henüz alışmadım
Did you use to get up late?Eskiden geç kalkar mıydın?
I did not use to enjoy long journeys.Eskiden uzun yolculuklardan hoşlanmazdım.
Are you used to living abroad?Yurt dışında yaşamaya alışkın mısın?
I am not used to eating spicy food.Acılı yemek yemeye alışkın değilim.
Are you getting used to your new job?Yeni işine alışıyor musun?
I have not got used to the noise yet.Gürültüye henüz alışamadım.

Sık Yapılan Hatalar ve Öğrenme Stratejisi

En sık hata, be used to ve get used to sonrasına yalın fiil getirmektir. I am used to work ifadesi “çalışmaya alışkınım” anlamında yanlış olur; I am used to working demek gerekir. Aynı nedenle I will get used to speak English değil, I will get used to speaking English kullanılır. Used to kalıbında ise fiilin yalın biçimi doğrudur.

Günlük hayattan üç aşamalı bir öykü oluşturun: Eski alışkanlığınız neydi? Şimdi hangi duruma alışkınsınız? Hangi yeni duruma alışmaya çalışıyorsunuz? Bu sorulara üç ayrı cümle yazmak yapıları kalıcı biçimde ayırır. Sitedeki mevcut Used To dersi, geçmiş alışkanlık bölümünü ayrıntılı çalışmak için iyi bir başlangıçtır; bu yeni ders üç kalıbı karşılaştırmak için hazırlanmıştır.

used to eat: eskiden yerdi
used to eating: yemeye alışkın
getting used to eating: yemeye alışıyor
it took me a week to get used to: alışmam bir hafta sürdü
I used to eat breakfast at seven.Eskiden kahvaltıyı yedide yapardım.
I am used to eating breakfast at seven.Yedide kahvaltı etmeye alışkınım.
I am getting used to eating breakfast earlier.Daha erken kahvaltı etmeye alışıyorum.
It took me a week to get used to the new office.Yeni ofise alışmam bir hafta sürdü.
She is not used to driving on the left.Soldan araba kullanmaya alışkın değil.
We will get used to speaking English every day.Her gün İngilizce konuşmaya alışacağız.

Günlük Diyalog – Short Dialogue

Aşağıdaki konuşmada kalıbın neden seçildiğine dikkat edin. Önce İngilizce satırı dinleyin, ardından hemen altındaki Türkçe karşılığını okuyun. Diyaloğu bir arkadaşınızla rol değiştirerek tekrarlamayı deneyin.

A: How is your new job going?Yeni işin nasıl gidiyor?
B: I am still getting used to working early.Erken çalışmaya hâlâ alışıyorum.
A: Did you use to start later?Eskiden daha geç mi başlardın?
B: Yes, and I was used to quiet mornings.Evet, ayrıca sessiz sabahlara alışkındım.
A: You will get used to the new routine soon.Yakında yeni düzene alışacaksın.
B: I hope so. It just takes time.Umarım. Sadece zaman alıyor.

Kendini Sına – Mini Alıştırma

1. “Eskiden kahve içerdim” cümlesini I used to drink coffee olarak yazın. Used to sonrasında drink yalın fiildir.

2. “Kahve içmeye alışkınım” demek için I am used to drinking coffee kullanın. To sonrasındaki drinking biçiminin neden geldiğini açıklayın.

3. “Kahve içmeye alışıyorum” için I am getting used to drinking coffee deyin. Bu üç örneği tek tek okuyarak geçmiş alışkanlık, mevcut alışkınlık ve uyum süreci farkını çalışın.

İlgili konularda pekiştirme yapmak için Used To – Geçmiş Alışkanlıklar, Simple Past Tense, Gerunds and Infinitives derslerine de göz atabilirsiniz.