Derslerde Ara

Advanced Comparisons Neden Gereklidir?

İngilizcede temel sıfat karşılaştırmalarında taller, more interesting, the best biçimlerini öğreniriz. Advanced Comparisons ise farkın büyüklüğünü, eşitliği, değişimin birlikte ilerlemesini ve iki seçenek arasından seçim yapmayı daha ayrıntılı anlatır. This room is bigger ile This room is much bigger aynı karşılaştırmanın farklı derecelerini gösterir. Doğru yardımcı kelimeler konuşmayı daha kesin yapar.

Bu derste far, much, a little, slightly, even gibi güçlendiricileri, as … as kalıplarını ve the more … the more … yapısını inceleyeceğiz. Ayrıca sayısal karşılaştırmalarda twice as … as, iki şey arasındaki farkı anlatırken less … than ve en üstünlükte one of the … kullanımlarını ayıracağız. Örnekleri söylerken hangi iki öğenin karşılaştırıldığını gözden kaçırmayın.

much faster: çok daha hızlı
slightly cheaper: biraz daha ucuz
as tall as: kadar uzun
the more, the better: ne kadar çoksa o kadar iyi
This road is much wider than the old one.Bu yol eskisinden çok daha geniş.
Her answer is slightly clearer.Onun cevabı biraz daha açık.
The new model is far more expensive.Yeni model çok daha pahalı.
My bag is as heavy as yours.Çantam seninki kadar ağır.
The more you practise, the better you become.Ne kadar çok pratik yaparsan o kadar iyi olursun.
This building is twice as tall as that one.Bu bina diğerinin iki katı yüksekliğinde.

Comparative Yapılarını Güçlendirme

Karşılaştırma sıfatlarının önüne much, far, a lot eklenerek büyük fark vurgulanabilir: much better, far more useful. Küçük fark için a little, a bit, slightly kullanılır. Even better beklenenden de iyi bir duruma işaret edebilir. Ama very better standart İngilizcede yanlıştır; very temel sıfatla, much karşılaştırma biçimiyle daha doğal eşleşir.

Farkın miktarını sayısal olarak söylemek isterseniz three years older, ten minutes earlier, two metres longer kalıplarını kullanabilirsiniz. He is three years older than me cümlesi farkı net belirtir. Karşılaştırmanın ikinci öğesi than ile gelir. Özellikle yazı dilinde than I am gibi tam yan cümle kullanımı da mümkündür.

far better: çok daha iyi
a little older: biraz daha yaşlı
three years younger: üç yaş daha genç
even more useful: daha da faydalı
The second lesson is far more detailed.İkinci ders çok daha ayrıntılı.
Today is a little warmer than yesterday.Bugün dünden biraz daha sıcak.
This task is much easier than I expected.Bu görev beklediğimden çok daha kolay.
She is two years younger than her brother.Erkek kardeşinden iki yaş daha genç.
The new computer is even faster.Yeni bilgisayar daha da hızlı.
This bus arrives ten minutes earlier.Bu otobüs on dakika daha erken varıyor.

As … As ve Not As … As: Eşitlik

As + sıfat/zarf + as kalıbı, iki şeyin aynı derecede olduğunu belirtir: My room is as bright as yours. Olumsuz biçimi not as … as iki şeyin eşit olmadığını anlatır: This book is not as long as that one. Günlük dilde not so … as da görülebilir, ancak başlangıç ve orta seviye için not as … as daha yaygındır.

Miktar bildirirken as many + sayılabilen çoğul isim + as ve as much + sayılamayan isim + as kullanılır. As many students as ile as much time as farklıdır. Eşitlik derecesini öne çıkarmak için just as veya almost as kullanılabilir. Bu kalıpların ardından temel sıfat gelir; as taller as değil as tall as denir.

as useful as: kadar faydalı
not as heavy as: kadar ağır değil
as many books as: kadar çok kitap
as much time as: kadar çok zaman
The second exam was as difficult as the first.İkinci sınav ilki kadar zordu.
This suitcase is not as heavy as mine.Bu bavul benimki kadar ağır değil.
We have as many chairs as we need.İhtiyacımız kadar sandalyemiz var.
I do not have as much free time as you.Senin kadar boş vaktim yok.
She speaks English almost as fluently as her teacher.Öğretmeni kadar olmasa da ona yakın akıcılıkta İngilizce konuşuyor.
This plan is just as practical as the old one.Bu plan eskisi kadar kullanışlı.

Twice As … As ve Oranla Karşılaştırma

Oran bildirirken twice as + sıfat + as (“iki katı kadar”) ve three times as + sıfat + as (“üç katı kadar”) kullanılır. This table is twice as long as that one uzunluk oranını gösterir. Twice more expensive than ifadesi belirsiz yorumlara açık olabildiği için ölçülü ve net bir oran anlatmakta twice as expensive as daha güvenlidir.

Sayılabilir veya sayılamayan miktarlarda twice as many ve twice as much ayrımı sürer: twice as many visitors, twice as much water. Bu ifadelerin doğru olması için karşılaştırılan miktarların aynı türden olması gerekir. Sayısal verileri anlatırken birim belirtmek ve mümkünse kesin sayılar vermek, yalnızca “iki katı” demekten daha açıklayıcıdır.

twice as large as: iki katı büyüklüğünde
three times as long as: üç katı uzunluğunda
twice as many people: iki katı kadar insan
twice as much water: iki katı kadar su
This room is twice as large as the other one.Bu oda diğerinin iki katı büyüklüğünde.
We sold twice as many tickets as last year.Geçen yılın iki katı kadar bilet sattık.
The new tank holds three times as much water.Yeni depo üç katı kadar su alıyor.
Her journey takes half as long as mine.Onun yolculuğu benimkinin yarısı kadar sürüyor.
This cable is three times as long as that one.Bu kablo diğerinin üç katı uzunluğunda.
They have twice as many employees as us.Bizim iki katımız kadar çalışanları var.

The More … The More: Birlikte Değişen Durumlar

The + comparative …, the + comparative … yapısı iki durumun birlikte değiştiğini anlatır: The harder you work, the more you learn. İlk bölüm bir değişim şartını, ikinci bölüm onunla ilişkili sonucu gösterir. Türkçede “Ne kadar … o kadar …” biçiminde karşılanır. Buradaki the sözcükleri sıradan isim tanımlığı gibi düşünülmemelidir; kalıbın ayrılmaz parçalarıdır.

İki tarafta da aynı sıfatı kullanmanız gerekmez. The earlier we leave, the less traffic we face gibi iki farklı karşılaştırma mümkündür. Bazen fiil veya özne düşebilir: The sooner, the better. Anlamın nedensellik mi yoksa birlikte değişim mi ifade ettiğini bağlamdan çıkarırız; her kullanım bilimsel bir neden-sonuç iddiası değildir.

the sooner, the better: ne kadar erken o kadar iyi
the more you read: ne kadar çok okursan
the less you worry: ne kadar az endişelenirsen
the harder, the better: ne kadar zor o kadar iyi
The more you read, the faster you improve.Ne kadar çok okursan o kadar hızlı gelişirsin.
The earlier we start, the sooner we finish.Ne kadar erken başlarsak o kadar erken bitiririz.
The less sugar you add, the less sweet it tastes.Ne kadar az şeker eklersen tadı o kadar az tatlı olur.
The more carefully you listen, the more you understand.Ne kadar dikkatle dinlersen o kadar çok anlarsın.
The longer we waited, the colder it became.Ne kadar uzun beklediysek hava o kadar soğudu.
The more he practises, the more confident he feels.Ne kadar çok pratik yaparsa kendine o kadar güveniyor.

Less, Fewer ve Özel Superlative Kalıpları

Less + sıfat + than bir özelliğin daha düşük derecede olduğunu söyler: less expensive than. İsimlerle ise fewer sayılabilen çoğul isimlerde, less genellikle sayılamayan isimlerde kullanılır: fewer mistakes ama less time. Ölçü ve miktar ifadelerinde günlük dilde istisnalar görülebilir; yine de bu temel ayrım özenli yazı için yararlıdır.

En üstünlükte one of the + superlative + plural noun kalıbını kullanabiliriz: one of the most useful books. Burada books çoğuldur; tek bir kitap daha büyük bir kümenin üyelerinden biridir. İki seçenekten en iyisini anlatırken günlük dilde the better of the two kullanılabilir; üç veya daha fazla seçenek söz konusuysa the best daha doğaldır.

less expensive than: -den daha az pahalı
fewer mistakes: daha az sayıda hata
less information: daha az bilgi
one of the best: en iyilerden biri
This solution is less expensive than the other one.Bu çözüm diğerinden daha az pahalı.
She made fewer mistakes this time.Bu kez daha az hata yaptı.
We need less information, not more.Daha fazla değil, daha az bilgiye ihtiyacımız var.
It is one of the most useful guides I own.Sahip olduğum en faydalı rehberlerden biri.
Of these two options, the first is the better one.Bu iki seçenekten ilki daha iyi.
He is one of the fastest runners in the school.Okuldaki en hızlı koşuculardan biri.

Common Errors: Karşılaştırmayı Doğru Kurmak

İleri karşılaştırmalardaki yaygın hatalar, iki ayrı kuralı üst üste uygulamaktan kaynaklanır. More better ve most fastest standart biçimler değildir; better ve fastest yeterlidir. Very much faster bazı bağlamlarda kullanılabilse de başlangıç için much faster daha temiz bir seçimdir. As more difficult as yerine as difficult as kullanılır.

Cümleyi yazdıktan sonra şu dört kontrolü yapın: Sıfatın doğru comparative/superlative biçimini seçtiniz mi? Than ve as öğelerini doğru yerde kullandınız mı? Miktar ifadesi sayılabilir isimle uyumlu mu? İki tarafta da aynı türden şeyler mi karşılaştırılıyor? Özellikle the more … the more … ve one of the best … yapılarıyla kısa metinler hazırlamak kuralları pekiştirir.

much better: çok daha iyi
as good as: kadar iyi
the best of three: üçü arasında en iyisi
one of the fastest cars: en hızlı arabalardan biri
Incorrect: This is more better.Yanlış: More ve better birlikte kullanılmaz.
Correct: This is much better.Doğru: Bu çok daha iyi.
Incorrect: She is as taller as me.Yanlış: As … as arasında temel sıfat gerekir.
Correct: She is as tall as me.Doğru: O benim kadar uzun boylu.
Incorrect: This is one of the best book.Yanlış: One of the sonrasında çoğul isim gerekir.
Correct: This is one of the best books.Doğru: Bu en iyi kitaplardan biri.

Günlük Diyalog – Short Dialogue

Aşağıdaki konuşmada kalıbın neden seçildiğine dikkat edin. Önce İngilizce satırı dinleyin, ardından hemen altındaki Türkçe karşılığını okuyun. Diyaloğu bir arkadaşınızla rol değiştirerek tekrarlamayı deneyin.

A: Is the new train faster than the old one?Yeni tren eskisinden daha hızlı mı?
B: Yes, it is much faster and slightly quieter.Evet, çok daha hızlı ve biraz daha sessiz.
A: Is it twice as fast?İki katı kadar hızlı mı?
B: Not quite, but it uses less energy.Tam olarak değil, ama daha az enerji kullanıyor.
A: Does the journey feel shorter?Yolculuk daha kısa geliyor mu?
B: Absolutely. The faster it goes, the sooner we arrive.Kesinlikle. Ne kadar hızlı giderse o kadar erken varıyoruz.

Kendini Sına – Mini Alıştırma

1. very faster yerine much faster veya a little faster kullanın.

2. İki katı uzunluk için twice as long as yapısını, eşitlik için as long as yapısını kullanın.

3. The more you practise, the better you become cümlesini “Ne kadar çok pratik yaparsan o kadar iyi olursun” diye açıklayın.

İlgili konularda pekiştirme yapmak için Adjectives and Comparatives, Adverbs, Some, Any, Much, Many derslerine de göz atabilirsiniz.