Participle Clauses – İngilizce Ortaç Cümlecikleri
Derslerde Ara
Participle Clauses Ne İşe Yarar?
Participle Clauses tam bir yan cümleyi bazen daha kısa biçimde ifade ederek zaman, neden, sonuç, koşul veya ek bilgi ilişkisi kurar. Walking home, I saw an old friend cümlesinde walking home bölümü “eve yürürken” anlamındadır. Bu kullanımın özelliği, aynı ana cümlede yeni bir özne ve çekimli fiil açmadan bağlamı açıklamasıdır. Özellikle yazılı İngilizcede metni daha akıcı hâle getirir.
Bu derste üç temel biçim göreceğiz: V-ing ile aktif katılım, V3 ile çoğu durumda pasif ya da sıfatlaşmış anlam ve having + V3 ile ana olaydan önce tamamlanan eylem. Bunlar birer zaman kipi değildir; cümlenin zamanını genellikle ana fiil belirler. En önemli koşul, yan yapıda örtük kalan eylem öznesiyle ana cümlenin öznesinin doğru ilişki kurmasıdır.
Present Participle – V-ing: Zaman ve Neden
V-ing biçimindeki participle clause, ana fiille aynı zamanda gerçekleşen veya ona yakın bir eylemi anlatabilir. Listening to music, he cooked dinner cümlesi iki eylemin aynı anda sürdüğünü ima eder. Not knowing the answer, I asked a question örneğinde ise -ing bölümü bir neden açıklar. Sırf -ing gördüğünüz için cümleye şimdiki zaman çevirisi vermeyin; bağlamı göz önünde bulundurun.
Bu yapıyı cümlenin başında veya sonunda görebilirsiniz: She smiled, remembering the story. Başta kullanıldığında ardından çoğu zaman virgül gelir. Sonuç bildiren örnekler de mümkündür: The storm damaged the road, causing delays. Böyle bir kullanımda causing delays gecikmeye yol açan olayı belirtir; eylemin sonucunu, bir kişinin aynı anda ne yaptığını anlatmak zorunda değildir.
Past Participle – V3: Edilgen ve Durum Anlamı
V3 ile başlayan participle clause, ana cümledeki öznenin bir eylemden etkilendiğini veya belli bir durumda bulunduğunu belirtir. Shocked by the result, she remained quiet cümlesinde şaşıran kişi kadındır. Built on a hill, the house has a view ifadesi evin bir tepeye inşa edildiğini açıklar. Bu kalıp birçok kez pasif bir relative clause veya neden yan cümlesinin yerini alabilir.
V3 biçimindeki bazı kelimeler sıfat gibi davranır: exhausted, worried, interested. Bu durumlarda dil bilgisi etiketinden çok anlamı anlamak önemlidir. Interested in science, the child asked questions gibi cümleleri doğrudan geçmiş zaman olarak çevirmeyin. Ana cümledeki eylem hangi zamandaysa bütün cümleyi o bağlamda okuyun.
Perfect Participle – Having + V3
Having + V3 kalıbı, bir eylemin başka bir olaydan önce tamamlandığını açıkça göstermek için kullanılır. Having finished her homework, she watched television cümlesi önce ödevin bittiğini, sonra televizyon izlendiğini söyler. Aynı ilişki bazı bağlamlarda After finishing … ile de anlatılabilir. İleri yazılı İngilizcede perfect participle zaman sırasını belirginleştirir.
Olumsuz perfect participle için not having + V3 kullanılır. Not having studied enough, he failed the test cümlesinde başarısızlıktan önce yeterince çalışmama durumu vardır. Pasif biçim olarak having been + V3 de bulunur: Having been warned, they took precautions. Bu kalıpları sürekli kullanmak zorunda değilsiniz; günlük konuşmada açık bir after/because cümlesi çoğu zaman daha kolay anlaşılır.
Özne Uyumu ve Dangling Participle Hatası
Participle clause kullanırken en tehlikeli hata, örtük özne ile ana öznenin farklı olmasıdır. Walking down the street, the phone rang cümlesinde dil bilgisi bakımından yürüyen şey telefon gibi görünür. Oysa kastedilen “Ben sokakta yürürken telefon çaldı” olabilir. Daha doğru biçim While I was walking down the street, my phone rang olacaktır. Bu soruna dangling participle denir.
Yazı yazarken kısaltma bölümüyle ana cümlenin öznesini karşılaştırın. Driving to work, I heard the news doğrudur çünkü araba kullanan kişi “I” öznesidir. Bazı yerleşik bağımsız ifadeler bu kurala farklı davranır; ancak öğrenciler için özne uyumunu korumak temel ilkedir. Şüphe duyduğunuz yerde participle clause kullanmak yerine tam when, while, because yan cümlesi yazın.
Relative Clauses ile Karşılaştırma ve Yazım
Reduced relative clause genellikle hemen önündeki ismi niteler: The boy standing there is my cousin. Bir participle clause ise bütün bir cümleyle zaman veya neden ilişkisi kurabilir: Standing there, I felt nervous. Görünüşleri benzer olsa da görevleri farklıdır. İlkinde “hangi çocuk?” sorusuna, ikincisinde “ne zaman / hangi durumda?” sorusuna cevap verir.
Yazıda participle clause kullanımı, kısa ve anlaşılır cümleler üretmeye yardımcı olabilir; ancak aşırı kullanılırsa metin ağırlaşır. Önce tam cümleyi yazın, ardından özneyi ve zaman ilişkisini kontrol ederek gerektiğinde kısaltın. Her kısaltmanın çevirisini kelime kelime yapmak yerine Türkçede en doğal karşılığı seçin: “-ken”, “-dığı için”, “-dıktan sonra” gibi farklı ekler aynı İngilizce biçimden doğabilir.
Günlük Diyalog – Short Dialogue
Aşağıdaki konuşmada kalıbın neden seçildiğine dikkat edin. Önce İngilizce satırı dinleyin, ardından hemen altındaki Türkçe karşılığını okuyun. Diyaloğu bir arkadaşınızla rol değiştirerek tekrarlamayı deneyin.
Kendini Sına – Mini Alıştırma
1. Because she was tired, she went home ifadesini Feeling tired, she went home biçiminde yeniden kurun.
2. Önce tamamlanmış eylemi belirtmek için Having finished the book, I returned it yazın; olay sırasını açıklayın.
3. Walking through the park, the phone rang cümlesindeki özne sorununu While I was walking through the park, my phone rang ile düzeltin.
İlgili konularda pekiştirme yapmak için Relative Clauses, Time Clauses, Inversion derslerine de göz atabilirsiniz.