Used To, Be Used To and Get Used To – Farkları
Derslerde Ara
Üç Yapıyı Birbirinden Ayırmak
İngilizcede used to, be used to ve get used to birbirine benzeyen ama farklı zaman ve anlam ilişkileri kuran yapılardır. Used to eskiden düzenli yapılan bir alışkanlığı veya geçmişte geçerli olan bir durumu anlatır. Be used to bir duruma alışkın olmayı ifade eder. Get used to ise alışmanın kendisini, yani yeni duruma uyum sağlama sürecini belirtir.
Üçünü tek bir günlük durumla düşünebilirsiniz. Geçmişte erken kalkardıysanız I used to wake up early diyebilirsiniz. Şimdi erken kalkmak size normal geliyorsa I am used to waking up early dersiniz. Henüz zorlanıyor, fakat yavaş yavaş alışıyorsanız I am getting used to waking up early kullanırsınız. Türkçedeki “eskiden yapardım”, “alışkınım”, “alışıyorum” ayrımı yardımcı olur.
Used To + Fiilin Yalın Hâli: Geçmiş Alışkanlıklar
Used to + fiilin yalın hâli eskiden düzenli yapılan, artık aynı şekilde geçerli olmayan ya da geçmiş döneme ait eylemleri anlatır. I used to play football cümlesi konuşmacının geçmişte futbol oynadığını, günümüzde ise bunun değişmiş olabileceğini düşündürür. Geçmişte geçerli bir durumu da ifade eder: There used to be a cinema here. Bu nedenle yalnızca tekrar eden eylemlerle sınırlı değildir.
Soru ve olumsuz cümlelerde did kullanıldığında tercih edilen standart yazım use to olur: Did you use to …?, I didn’t use to …. Olumlu cümlede ise used to kullanılır. Would geçmişte tekrarlanan eylemleri anlatabilir; fakat There would be a cinema here her zaman geçmişteki durum anlamını vermez. Durum fiilleri için used to daha esnektir.
Be Used To + İsim veya -ing: Alışkın Olmak
Be used to bir şeyi normal veya tanıdık bulma durumunu gösterir. Buradaki to mastar işareti değil, edattır. Bu yüzden ardından bir isim veya fiilin -ing biçimi gelir: be used to noise, be used to working late. I am used to work late bu anlamda yanlıştır; doğru biçim I am used to working late olur.
Bu yapı yalnızca şimdiki zamana ait değildir. I was used to … geçmişte alışkın olmayı, I will be used to … gelecekte alışkın olma durumunu anlatabilir. Özneyi ve yardımcı be biçimini değiştirerek cümleyi kurabilirsiniz. Olumsuz cümlelerde not used to alışkın olmama durumunu bildirir; bu, geçmiş alışkanlık anlatan didn’t use to ile aynı değildir.
Get Used To + İsim veya -ing: Alışma Süreci
Get used to bir duruma henüz tam olarak alışılmamış olabileceğini, ancak uyum sağlama sürecinin başladığını veya tamamlandığını anlatır. I am getting used to my new job yeni işe zamanla uyum sağladığınızı ifade eder. I got used to the noise bir noktada gürültüye alıştığınızı gösterir. Will get used to ise ileride alışma beklentisini anlatır.
Burada da to edat olduğundan ardından isim veya -ing biçimi gelir: get used to waking up. Alışmanın kolaylığı ya da zorluğu için It takes time to get used to … kalıbı çok kullanışlıdır. Get used to ile be used to arasındaki temel fark, birinin değişimi/uyumu, diğerinin oluşmuş alışkanlık durumunu öne çıkarmasıdır.
Aynı Fiille Üç Farklı Anlam
Bu üç yapının farkını anlamanın en kolay yolu, fiili sabit tutup yalnızca kalıbı değiştirmektir. I used to drive to work geçmişte işe arabayla gitme alışkanlığına bakar. I am used to driving to work bunun şimdi alışıldık bir durum olduğunu söyler. I am getting used to driving to work ise kişinin yeni düzenine alışmakta olduğunu gösterir.
Başka bir örnek olarak living alone seçelim. She used to live alone geçmiş bir durumu bildirir; She is used to living alone şu an yalnız yaşamayı normal bulduğunu; She is getting used to living alone ise yalnız yaşama sürecine uyum sağladığını anlatır. Aynı İngilizce kelime kökü, farklı cümle yapısında farklı Türkçe karşılık alır.
Olumsuz ve Soru Cümleleri
Üç yapının soru ve olumsuz biçimlerini oluştururken yardımcı fiillere dikkat edin. Geçmiş alışkanlık için Did you use to …? ve didn’t use to kullanılır. Alışkın olma durumunda Are you used to …? ya da isn’t used to; alışma sürecinde ise Are you getting used to …? veya haven’t got used to … biçimleri karşınıza çıkar.
Özellikle şu iki cümle farklıdır: I didn’t use to wake up early “Eskiden erken kalkmazdım” demektir. I am not used to waking up early ise “Erken kalkmaya alışkın değilim” anlamındadır ve güncel bir durumu anlatır. Not get used to biçimi, uyum sağlayamama durumunu ifade eder. Zaman ve bağlamı her zaman kontrol edin.
Sık Yapılan Hatalar ve Öğrenme Stratejisi
En sık hata, be used to ve get used to sonrasına yalın fiil getirmektir. I am used to work ifadesi “çalışmaya alışkınım” anlamında yanlış olur; I am used to working demek gerekir. Aynı nedenle I will get used to speak English değil, I will get used to speaking English kullanılır. Used to kalıbında ise fiilin yalın biçimi doğrudur.
Günlük hayattan üç aşamalı bir öykü oluşturun: Eski alışkanlığınız neydi? Şimdi hangi duruma alışkınsınız? Hangi yeni duruma alışmaya çalışıyorsunuz? Bu sorulara üç ayrı cümle yazmak yapıları kalıcı biçimde ayırır. Sitedeki mevcut Used To dersi, geçmiş alışkanlık bölümünü ayrıntılı çalışmak için iyi bir başlangıçtır; bu yeni ders üç kalıbı karşılaştırmak için hazırlanmıştır.
Günlük Diyalog – Short Dialogue
Aşağıdaki konuşmada kalıbın neden seçildiğine dikkat edin. Önce İngilizce satırı dinleyin, ardından hemen altındaki Türkçe karşılığını okuyun. Diyaloğu bir arkadaşınızla rol değiştirerek tekrarlamayı deneyin.
Kendini Sına – Mini Alıştırma
1. “Eskiden kahve içerdim” cümlesini I used to drink coffee olarak yazın. Used to sonrasında drink yalın fiildir.
2. “Kahve içmeye alışkınım” demek için I am used to drinking coffee kullanın. To sonrasındaki drinking biçiminin neden geldiğini açıklayın.
3. “Kahve içmeye alışıyorum” için I am getting used to drinking coffee deyin. Bu üç örneği tek tek okuyarak geçmiş alışkanlık, mevcut alışkınlık ve uyum süreci farkını çalışın.
İlgili konularda pekiştirme yapmak için Used To – Geçmiş Alışkanlıklar, Simple Past Tense, Gerunds and Infinitives derslerine de göz atabilirsiniz.