Derslerde Ara

Too ve Enough Ne Demektir?

Too ve enough yeterlilik veya aşırılık bildirir; fakat konuşmacının değerlendirmesi farklıdır. Too çoğu zaman bir şeyin gerekli ya da kabul edilebilir sınırı aştığını anlatır. Enough ise bir iş için gereken miktarın veya derecenin karşılandığını belirtir. Too hot “gereğinden fazla sıcak”, warm enough “yeterince sıcak” demektir.

Türkçede ikisi de “çok” ile karıştırılabilir. Oysa very expensive sadece “çok pahalı”; too expensive ise “almak için fazla pahalı” gibi bir sınırlama içerir. Enough da tek başına olumlu olmak zorunda değildir: not enough money gereken paranın olmadığını, not old enough yeterli yaşa ulaşılmadığını anlatır.

too hot: gereğinden fazla sıcak
old enough: yeterince büyük / yeterli yaşta
not enough money: yeterince para yok
too many people: gereğinden fazla insan
enough time: yeterli zaman
not fast enough: yeterince hızlı değil
This bag is too heavy.Bu çanta gereğinden fazla ağır.
This bag is light enough.Bu çanta yeterince hafif.
We have enough chairs.Yeterince sandalyemiz var.
We do not have enough chairs.Yeterince sandalyemiz yok.
The soup is too salty.Çorba fazla tuzlu.
The soup is warm enough to eat.Çorba yemek için yeterince sıcak.

Too + Sıfat veya Zarf

Too çoğunlukla sıfat ya da zarfın önüne gelir: too difficult, too late, too slowly. Bu kullanım bir sonuç doğurabilecek aşırılığı anlatır; örneğin kapıdan geçemeyecek kadar büyük bir kutu veya duyulamayacak kadar kısık bir ses. Sıfatla kullanılırken too expensive doğrudur, fakat expensive too aynı aşırılık anlamını vermez.

Too kelimesi başka bir görevde “de/da” anlamını da taşır: I want tea too. Bu kullanımda kelimenin cümlenin sonunda yer alması yaygındır. Dersimizdeki aşırılık anlamıyla karıştırmayın. Bir işin gereğinden uzun, kısa, gürültülü, hızlı ya da yavaş olduğunu söylerken too + sıfat/zarf kalıbına dönün.

too late: fazla geç
too slowly: gereğinden yavaş
too loud: fazla yüksek sesli
too far: fazla uzak
You are speaking too quickly.Gereğinden hızlı konuşuyorsun.
This road is too narrow.Bu yol fazla dar.
The music is too loud.Müziğin sesi fazla yüksek.
It is too late to call her.Onu aramak için artık çok geç.
The hotel is too far from the station.Otel istasyondan çok uzak.
I would like a cup of tea too.Ben de bir fincan çay isterim.

Enough + İsim, Sıfat + Enough

Enough kelimesinin yeri, nitelediği öğeye göre değişir. Bir isimden önce kullanılır: enough water, enough books, enough information. Sıfatın veya zarfın ardından kullanılır: tall enough, quickly enough, strong enough. Bu yüzden enough strong değil strong enough; water enough değil enough water öğretici temel kalıplardır.

Soru yaparken Do we have enough time? veya Is it warm enough? biçimlerini kullanabilirsiniz. Olumsuz cümlede not enough miktar eksikliğini, not … enough ise bir niteliğin yetersizliğini belirtir. İkinci yapıda not yardımcı fiil veya be fiiliyle birlikte gelir.

enough space: yeterli alan
strong enough: yeterince güçlü
quickly enough: yeterince hızlı
not tall enough: yeterince uzun değil
There is enough water for everyone.Herkes için yeterince su var.
She is tall enough to reach the shelf.Rafa yetişecek kadar uzun.
We did not arrive early enough.Yeterince erken varmadık.
Do you have enough information?Yeterli bilgin var mı?
This room is not big enough.Bu oda yeterince büyük değil.
You did not speak loudly enough.Yeterince yüksek sesle konuşmadın.

Too … To ve Enough … To Yapıları

Bir işi yapmaya engel olan aşırılığı anlatmak için too + sıfat/zarf + to + fiil kalıbı kullanılır: too tired to study. Bir işi yapmaya yetecek dereceyi anlatmak için sıfat/zarf + enough + to + fiil gerekir: old enough to drive. Buradaki to mastarın parçasıdır; ardından fiilin yalın biçimi gelir.

Cümlede kimin işi yapacağını özellikle belirtmek için for + kişi + to + fiil kullanılabilir: The box is too heavy for me to lift. İki yapının anlamı aynı değildir. Too young to vote oy vermek için yaşın yetersiz olduğunu; old enough to vote yeterli yaşın bulunduğunu gösterir. Olumsuzluk eklerken ortaya çıkan mantığı mutlaka kontrol edin.

too tired to work: çalışamayacak kadar yorgun
old enough to drive: araba kullanabilecek yaşta
too heavy for me to carry: benim taşımam için fazla ağır
fast enough to win: kazanacak kadar hızlı
He is too young to drive.Araba kullanmak için çok genç.
She is old enough to vote.Oy vermek için yeterli yaşta.
I was too tired to finish the task.Görevi bitiremeyecek kadar yorgundum.
The water is warm enough to swim in.Su yüzmek için yeterince sıcak.
This suitcase is too heavy for me to lift.Bu bavul benim kaldırmam için fazla ağır.
The text is simple enough for beginners to understand.Metin yeni başlayanların anlayabileceği kadar basit.

Too Much, Too Many ve Enough Miktar İfadeleri

Bir şeyin gereğinden fazla miktarda olduğunu söylemek için too much sayılamayan isimlerle, too many çoğul sayılabilen isimlerle kullanılır. Too much sugar fazla şeker, too many questions fazla soru demektir. Enough ise her iki isim grubuyla da kullanılabilir: enough sugar, enough questions.

Too much bazen bir fiili de niteler: You worry too much. Too many ise çoğul isme ihtiyaç duyar. Özellikle money, traffic, advice sayılamayan; coins, cars, suggestions sayılabilen örneklerdir. Bu ayrımı kavradığınızda miktar bildiren cümleleri daha hızlı kurabilirsiniz.

too much traffic: gereğinden fazla trafik
too many cars: gereğinden fazla araba
enough advice: yeterli tavsiye
enough suggestions: yeterli öneri
There is too much traffic today.Bugün çok fazla trafik var.
There are too many cars on the road.Yolda gereğinden fazla araba var.
He puts too much sugar in his tea.Çayına gereğinden fazla şeker koyuyor.
We have enough food for the guests.Misafirler için yeterince yiyeceğimiz var.
We do not have enough plates.Yeterince tabağımız yok.
You worry too much about small things.Küçük şeyler için gereğinden fazla endişeleniyorsun.

Too, Very ve Enough Farkını Karşılaştırma

Very bir özelliğin yüksek derecesini bildirir; olumsuz sonuç her zaman içerilmez. Too ise bağlamda bir sınırın aşıldığını ifade eder. The shoes are very expensive diyerek fiyatı tarif edebilirsiniz; The shoes are too expensive for me dediğinizde fiyatın sizin için uygun olmadığını söylersiniz. Cheap enough ise fiyatın belli bir amaç açısından yeterince düşük olduğunu anlatır.

Çalışma yaparken aynı nesne için üç cümle kurun: very heavy, too heavy to lift, light enough to carry. Böylece Türkçe çeviriden çok ifade edilen mantığı öğrenirsiniz. Too her zaman kötü niyetli bir eleştiri değildir; yalnızca belirli bir amaç için sınırın aşıldığını belirtir. Enough da yeterliliğin her zaman mutlak değil, amaca göre değiştiğini gösterir.

very cold: çok soğuk
too cold to swim: yüzmek için fazla soğuk
warm enough to swim: yüzmek için yeterince sıcak
not warm enough: yeterince sıcak değil
The coffee is very hot.Kahve çok sıcak.
The coffee is too hot to drink.Kahve içmek için fazla sıcak.
The coffee is cool enough to drink.Kahve içmek için yeterince ılık.
This flat is very small.Bu daire çok küçük.
This flat is too small for our family.Bu daire ailemiz için fazla küçük.
The new flat is big enough for our family.Yeni daire ailemiz için yeterince büyük.

Günlük Diyalog – Short Dialogue

Aşağıdaki konuşmada kalıbın neden seçildiğine dikkat edin. Önce İngilizce satırı dinleyin, ardından hemen altındaki Türkçe karşılığını okuyun. Diyaloğu bir arkadaşınızla rol değiştirerek tekrarlamayı deneyin.

A: Is this table big enough for six people?Bu masa altı kişi için yeterince büyük mü?
B: No, it is too small.Hayır, fazla küçük.
A: What about the table near the window?Pencerenin yanındaki masa nasıl?
B: That one is wide enough for everyone.O masa herkes için yeterince geniş.
A: Great! Is it too close to the door?Harika! Kapıya fazla mı yakın?
B: No, there is enough space around it.Hayır, etrafında yeterince alan var.

Kendini Sına – Mini Alıştırma

1. This coffee is ___ hot to drink cümlesinde cevap too olmalıdır: “İçmek için fazla sıcak.” Very hot yalnızca derecesini bildirir.

2. We have ___ money for the tickets cümlesinde eksik miktar değil yeterlilik belirtmek istiyorsanız enough yazın. Kelimenin isimden önce geldiğine dikkat edin.

3. “Çalışamayacak kadar yorgun” ve “çalışacak kadar dinç” ifadelerini sırasıyla too tired to work ve fit enough to work olarak kurup anlam farkını açıklayın.

İlgili konularda pekiştirme yapmak için Some, Any, Much, Many, So and Such, Adjectives and Comparatives derslerine de göz atabilirsiniz.