Derslerde Ara

Wish ve If Only Ne Anlama Gelir?

Wish ve if only, gerçeğe uymayan bir isteği, değişmesini arzuladığımız durumu veya geçmişle ilgili pişmanlığı anlatır. Türkçede “keşke” sözcüğüyle açıklanabilir. I wish I had more time cümlesi, şu anda yeterince zamanınız olmadığını hissettirir. If only I had more time aynı düşünceyi daha güçlü ve duygulu anlatabilir.

Buradaki zaman biçimleri ilk bakışta şaşırtıcıdır. Şimdiki zamandaki gerçek dışı dilek için çoğunlukla Past Simple; geçmişte gerçekleşmeyen şeyden pişmanlık için Past Perfect kullanılır. Yani fiilin geçmiş biçiminde olması her zaman olayın geçmişte yaşandığı anlamına gelmez. Dileğin hangi zamana ait olduğunu cümlenin bütününden anlamak gerekir.

I wish …: Keşke …
If only …: Bir … olsaydı! / Keşke …
I wish I knew.: Keşke bilseydim.
I wish I had more time.: Keşke daha çok zamanım olsaydı.
If only she were here.: Keşke burada olsaydı.
I wish I spoke English more fluently.Keşke İngilizceyi daha akıcı konuşsaydım.
If only we lived closer to each other.Keşke birbirimize daha yakın yaşasaydık.
I wish it were warmer today.Keşke bugün hava daha sıcak olsaydı.
If only I had a bicycle.Keşke bir bisikletim olsaydı.
I wish he understood the problem.Keşke sorunu anlasaydı.

Şimdiki Durum İçin Wish + Past Simple

Şu anda geçerli olan ama değiştirmek istediğiniz bir durum için wish + past simple kullanılır. I wish I knew the answer, cevabı şu anda bilmediğiniz için duyduğunuz isteği gösterir. I wish I was/were taller gibi ifadelerde özellikle dikkatli veya resmî dilde were bütün öznelerle kullanılabilir; günlük konuşmada was da duyulabilir.

Olumsuz dilekte didn’t kullanılabilir: I wish I didn’t have to leave. Burada geleceği anlatan bir will değil, şimdiki duruma aykırı bir arzu vardır. If only de aynı dil bilgisi yapısıyla kullanılır ama duygusal vurgu daha belirgindir. Bu cümlelerde gerçek durumun tersini düşünmek anlamı kavramayı kolaylaştırır.

wish + past simple: şimdiye ilişkin gerçek dışı dilek
I wish I were …: Keşke … olsaydım.
I wish I didn’t …: Keşke … yapmasaydım.
If only we could …: Keşke … yapabilseydik.
I wish I lived near the sea.Keşke denize yakın yaşasaydım.
I wish I didn’t have to work tonight.Keşke bu gece çalışmak zorunda olmasaydım.
If only I knew her phone number.Keşke onun telefon numarasını bilseydim.
I wish there were more buses in the evening.Keşke akşamları daha çok otobüs olsaydı.
I wish we had a bigger kitchen.Keşke daha büyük bir mutfağımız olsaydı.

Geçmişe Dair Pişmanlık: Wish + Past Perfect

Geçmişte gerçekleşmiş bir olayı artık değiştiremiyorsanız wish + had + V3 yapısı kullanılır. I wish I had studied harder, geçmişte yeterince çalışmamış olmanın pişmanlığıdır. Bu yapı gerçek geçmişi tersinden anlatır: I wish I had left earlier dediğinizde gerçekte erken ayrılmadığınızı anlarız.

Olumsuz bir geçmiş dileğinde hadn’t + V3 gelir. I wish I hadn’t said that ifadesi, söylenmiş bir sözden pişman olmayı anlatır. If only ile aynı yapı kullanılabilir: If only we had checked the address. Bu tür cümlelerde had sonrasında fiilin üçüncü hâlini doğru kullanmak önemlidir.

wish + had + V3: geçmişe dair pişmanlık
had studied: çalışmış olsaydı
had left: ayrılmış olsaydı
hadn’t forgotten: unutmamış olsaydı
I wish I had studied for the exam.Keşke sınava çalışsaydım.
If only we had left home earlier.Keşke evden daha erken çıksaydık.
I wish I hadn’t lost my keys.Keşke anahtarlarımı kaybetmeseydim.
She wishes she had taken that opportunity.Keşke o fırsatı değerlendirseydi.
If only they had listened to the instructions.Keşke talimatları dinleselerdi.
I wish I had told you the truth.Keşke sana gerçeği söyleseydim.

Wish + Would ve Wish + Could

Wish + would çoğunlukla başka birinin davranışının veya rahatsız eden bir durumun değişmesini istemek için kullanılır. I wish you would stop interrupting me ifadesinde konuşan kişi bu davranışın son bulmasını ister. Havanın değişmesini istemek için de I wish it would stop raining gibi kullanımlar doğaldır.

Wish + could ise şimdiki veya gelecekteki bir beceri ve imkân eksikliğini anlatabilir: I wish I could play the piano. Kendi isteğimizle kontrol edebildiğimiz düzenli eylemler için I wish I would … kullanımı genellikle doğal değildir; I wish I could … veya ilgili başka bir yapı tercih edilir. Wish ile gerçekçi gelecek umutlarını anlatan hope arasındaki fark da önemlidir.

wish + would: davranışın / durumun değişmesi isteği
wish + could: yapabilmeyi dileme
I wish you would …: Keşke … yapsan.
I wish I could …: Keşke … yapabilsem.
I wish you would speak more slowly.Keşke daha yavaş konuşsan.
I wish the neighbours would be quieter.Keşke komşular daha sessiz olsalar.
I wish it would stop raining.Keşke yağmur dursa.
I wish I could drive.Keşke araba kullanabilsem.
If only we could visit you this weekend.Keşke bu hafta sonu seni ziyaret edebilsek.
I wish my phone would stop ringing.Keşke telefonum çalmayı bıraksa.

Wish, If Only ve Hope Arasındaki Fark

Hope gerçekleşmesi mümkün bir olayla ilgili umut bildirir: I hope it doesn’t rain tomorrow yarın yağmur yağmamasını umduğunuzu söyler. I wish it weren’t raining ise şu anda yağmur yağıyor olmasına karşı duyulan dilektir. Her iki yapıyı yalnızca “umarım” ve “keşke” sözcükleriyle eşleştirmek yerine olayın gerçek olup olmadığına bakın.

If only genellikle daha güçlü pişmanlık, hayıflanma veya arzu taşır. If only I had called her cümlesi geçmişte aramamış olmaktan duyulan üzüntüyü vurgular. Konuşma dilinde I wish daha nötr ve daha sık duyulabilir. Hazır kalıpları dikkatli kullanın; yalnızca fiilin zamanını değiştirerek değil, gerçekliği ve zaman ilişkisini düşünerek cümle kurun.

I hope …: Umarım …
I wish …: Keşke …
If only …: Ah keşke …
I hope you pass the exam.Umarım sınavı geçersin.
I wish I knew the answers.Keşke cevapları bilseydim.
I hope we can meet next week.Umarım gelecek hafta buluşabiliriz.
If only we had met last week.Keşke geçen hafta buluşsaydık.
I hope the weather improves tomorrow.Umarım yarın hava düzelir.
I wish the weather were better today.Keşke bugün hava daha iyi olsaydı.

Günlük Konuşma – Short Dialogue

Aşağıdaki konuşmayı önce dinleyin, sonra Türkçelerini okuyun. Konuşmacı adları cümleyle aynı satırdadır. Aynı kalıbı kendi hayatınızla ilgili yeni sözcüklerle tekrarlamak, kuralları yalnızca ezberlemekten daha kalıcıdır.

A: You look upset. What happened?Üzgün görünüyorsun. Ne oldu?
B: I missed the bus. I wish I had left earlier.Otobüsü kaçırdım. Keşke daha erken çıksaydım.
A: I wish the buses came more often.Keşke otobüsler daha sık gelse.
B: Me too. If only I could walk to work.Ben de. Keşke işe yürüyerek gidebilsem.
A: I hope tomorrow goes better.Umarım yarın daha iyi geçer.
B: Thanks. I will leave earlier next time.Teşekkürler. Bir dahaki sefere daha erken çıkacağım.

Kısa Alıştırma ve Öğrenme Önerileri

Alıştırma: “Keşke daha fazla param olsaydı” için I wish I had more money kullanın. “Keşke dün daha erken yatsaydım” için I wish I had gone to bed earlier yesterday deyin. Birinci cümle şimdiki duruma, ikinci cümle geçmişe ilişkindir.

Wish + past simple ile wish + past perfect arasındaki zaman farkını ayırt edin. Davranış değişikliği için would, imkân veya yetenek eksikliği için could kullanmayı deneyin; gelecekle ilgili sıradan bir umutta hope daha uygundur.

Konuyu pekiştirmek için Conditionals, Past Perfect Tense, Modal Verbs dersleriyle karşılaştırmalı çalışabilirsiniz.