Derslerde Ara

Concessive Clauses Nedir?

Concessive Clauses iki düşünce arasında beklenmedik bir karşıtlık kurar: “… olmasına rağmen” veya “… olsa bile”. Although it was raining, we went out cümlesinde yağmur yağması, dışarı çıkmamıza engel olmamıştır. Bu bağ, basit bir but karşıtlığından daha ayrıntılıdır; okuyucuya bir durumun beklentiyi neden boşa çıkardığını anlatır.

En çok kullanılan yapılar although, though, even though, despite, in spite of, even if ve bağlama göre however sözcükleridir. Hepsi aynı dil bilgisi yapısını almaz. Bazılarından sonra özne ve çekimli fiil, bazılarından sonra isim veya -ing gelir. Bu ayrımı anlamadan kelimeleri birbirinin yerine koymak cümleyi hatalı hâle getirebilir.

although: -e rağmen
even though: -mesine rağmen (daha güçlü vurgu)
despite: -e rağmen
even if: -se bile (varsayım)
Although it was cold, we went swimming.Hava soğuk olmasına rağmen yüzmeye gittik.
Even though she was nervous, she spoke clearly.Gergin olmasına rağmen açıkça konuştu.
Despite the traffic, we arrived on time.Trafiğe rağmen zamanında vardık.
In spite of being tired, he kept working.Yorgun olmasına rağmen çalışmayı sürdürdü.
Even if it rains, we will go.Yağmur yağsa bile gideceğiz.
The task was hard, but we finished it.İş zordu ama bitirdik.

Although, Though ve Even Though

Although ve though ardından normalde bir yan cümle, yani özne ve çekimli fiil alır: although I was tired. Even though karşıtlığı daha belirgin hissettirebilir. Bu yapılar cümlenin başında veya sonunda bulunabilir. Cümlenin başında uzun bir yan cümle varsa çoğu zaman virgül kullanılır: Although he was ill, he attended the meeting.

Though konuşma dilinde cümlenin sonunda zarf olarak da kullanılabilir: It was expensive. I bought it, though. Bu kullanımın yapısı although ile bire bir aynı değildir. Ayrıca although … but … birlikte kullanılmaz: Although she was tired, she came ya da She was tired, but she came seçin.

although she was tired: yorgun olmasına rağmen
even though he knew: bildiği hâlde
though it was late: geç olmasına rağmen
I liked it, though: yine de onu beğendim
Although I studied hard, the exam was difficult.Çok çalışmama rağmen sınav zordu.
Though we were late, they welcomed us.Geç kalmamıza rağmen bizi karşıladılar.
Even though he earns well, he saves carefully.İyi kazanmasına rağmen dikkatle tasarruf ediyor.
I enjoyed the trip, though it was tiring.Yorucu olmasına rağmen yolculuktan hoşlandım.
The hotel was small. It was comfortable, though.Otel küçüktü. Yine de rahattı.
Although they disagreed, they remained polite.Aynı fikirde olmamalarına rağmen kibar kaldılar.

Despite ve In Spite Of: İsim ve -ing

Despite ve in spite of bir edat ya da edat öbeği olarak ardından çoğunlukla isim, isim öbeği veya -ing biçimini alır. Despite the rain veya despite feeling tired doğrudur. Ama despite it was raining doğrudan standart bir yapı değildir. Özne ve fiil içeren bir cümle kullanacaksanız despite the fact that it was raining demelisiniz.

İki kalıbın ana anlamı çok benzerdir; ancak in spite of üç kelime, despite tek kelimedir. Despite of yazımı yanlıştır. Örneğin In spite of his illness, he travelled ifadesiyle Despite his illness, he travelled çoğu bağlamda aynı bilgiyi taşır. Özellikle yazı yazarken sonrasında gelecek sözcüğün türünü kontrol edin.

despite the rain: yağmura rağmen
in spite of the noise: gürültüye rağmen
despite working hard: çok çalışmasına rağmen
despite the fact that: şu gerçeğe rağmen: …
Despite the snow, the roads stayed open.Kara rağmen yollar açık kaldı.
In spite of the noise, she fell asleep.Gürültüye rağmen uyuyakaldı.
Despite feeling nervous, I gave the talk.Gergin hissetmeme rağmen konuşmayı yaptım.
In spite of having little time, we helped.Az vaktimiz olmasına rağmen yardım ettik.
Despite the fact that he was late, he joined the lesson.Geç kalmış olmasına rağmen derse katıldı.
Despite her experience, she asked for advice.Deneyimine rağmen tavsiye istedi.

Even If ve Even Though: Gerçeklik ile Varsayım

Even though genellikle gerçekleşmiş veya bilinen bir durumla karşıtlık kurar. Even if ise bir koşulun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği kesin olmasa bile sonucu değiştirmeyeceğini söyler. Even though it is raining, I will go cümlesinde gerçekten yağmur vardır. Even if it rains, I will go cümlesinde yağmur olasılıktır; gidiş kararı değişmeyecektir.

Bu fark Türkçede ikisi de “-se bile” gibi çevrildiğinde kaybolabilir. İngilizce metinde anlamı seçmek için olayın gerçek mi varsayımsal mı olduğunu sorun. Gelecekteki gerçek koşullarda even if + present simple yaygındır: Even if he calls tomorrow, I will not change my mind. Koşul yan cümlesinde gereksiz will kullanmayın.

even though it is raining: yağmur yağıyor olmasına rağmen
even if it rains: yağmur yağsa bile
even if you disagree: katılmasan bile
even though I knew: bilmiş olmama rağmen
Even though it is raining, they are outside.Yağmur yağmasına rağmen dışarıdalar.
Even if it rains tomorrow, we will travel.Yarın yağmur yağsa bile seyahat edeceğiz.
Even though he knew the answer, he stayed quiet.Cevabı bilmesine rağmen sessiz kaldı.
Even if you are busy, please call me.Meşgul olsan bile lütfen beni ara.
I will support you even if you fail.Başarısız olsan bile seni destekleyeceğim.
She went to work even though she was sick.Hasta olmasına rağmen işe gitti.

However, Nevertheless ve Whereas

However ve nevertheless çoğu zaman iki bağımsız düşünceyi bağlayan geçiş ifadeleridir: It was late. However, we continued. Bunlar although gibi doğrudan yan cümle başlatmaz. Yazılı anlatımda nokta veya noktalı virgül ve uygun virgül kullanımı gerekir. Özellikle It was late, however we continued biçimindeki virgül hatasını önlemek için iki ayrı cümle kurmak daha güvenlidir.

Whereas iki kişinin veya durumun farklı özelliklerini karşılaştırır: My brother likes tea, whereas I prefer coffee. Burada mutlaka bir engeli aşma anlamı yoktur; bazen sadece iki durum arasındaki fark söylenir. Benzer şekilde while hem zaman hem karşıtlık bildirebilir. Cümlede gerçekten “-e rağmen” mi yoksa “oysa / hâlbuki” mi anlatıldığını ayırmak doğru bağlacı seçtirir.

however: bununla birlikte / ancak
nevertheless: yine de
whereas: oysa / hâlbuki
on the other hand: öte yandan
The journey was long. However, it was enjoyable.Yolculuk uzundu. Bununla birlikte keyifliydi.
He was tired. Nevertheless, he kept going.Yorgundu. Yine de devam etti.
I like winter, whereas my sister prefers summer.Ben kışı severim, oysa kız kardeşim yazı tercih eder.
The plan is simple. However, it may be costly.Plan basit. Ancak pahalı olabilir.
She is very outgoing, whereas he is shy.O çok dışa dönük, oysa erkek kişi çekingen.
It was difficult; nevertheless, we succeeded.Zordu; yine de başardık.

Sık Yapılan Hatalar ve Anlam Kontrolü

Üç tipik hataya dikkat edin. Birincisi although … but … ile iki ayrı bağlama işaretini aynı yapıda kullanmaktır. İkincisi despite of yazmaktır. Üçüncüsü ise despite + tam cümle kalıbını yanlış kurmaktır. Doğru örnekleri yan yana koyun: Although he was tired, he worked ve Despite being tired, he worked.

Son kontrolde iki soru sorun: Sonraki bölüm tam cümle mi, isim veya -ing öbeği mi? Vurgulanan durum kesin mi, ihtimal mi? İlk soru although ile despite arasındaki yapısal ayrımı; ikinci soru even though ile even if arasındaki anlam ayrımını çözer. Bir konuşmada beklenmedik sonuç, başka bir metinde yalnızca zıt özellik vurgulanabilir.

although + clause: although + özne ve fiil
despite + noun: despite + isim
despite + -ing: despite + -ing biçimi
even if + clause: even if + koşul cümlesi
Although the road was icy, we drove carefully.Yol buzlu olmasına rağmen dikkatle sürdük.
Despite the icy road, we arrived safely.Buzlu yola rağmen güvenli biçimde vardık.
Even if the road is icy tomorrow, we will be careful.Yarın yol buzlu olsa bile dikkatli olacağız.
Though she is young, she has a lot of experience.Genç olmasına rağmen çok deneyimi var.
In spite of the delay, we caught our flight.Gecikmeye rağmen uçağımıza yetiştik.
It was expensive; however, we bought it.Pahalıydı; ancak satın aldık.

Günlük Diyalog – Short Dialogue

Aşağıdaki konuşmada kalıbın neden seçildiğine dikkat edin. Önce İngilizce satırı dinleyin, ardından hemen altındaki Türkçe karşılığını okuyun. Diyaloğu bir arkadaşınızla rol değiştirerek tekrarlamayı deneyin.

A: Are we going hiking tomorrow?Yarın yürüyüşe gidiyor muyuz?
B: Yes, even if the weather is cloudy.Evet, hava bulutlu olsa bile.
A: But it was raining heavily this morning.Ama bu sabah şiddetli yağmur yağıyordu.
B: Although it rained, the forecast looks better now.Yağmur yağmasına rağmen hava tahmini şimdi daha iyi görünüyor.
A: Despite the cold, I am excited.Soğuğa rağmen heyecanlıyım.
B: Me too. However, we should take jackets.Ben de. Ancak ceket almalıyız.

Kendini Sına – Mini Alıştırma

1. Despite he was tired yapısını Despite being tired ya da Although he was tired şeklinde düzeltin.

2. Yağmurun gerçekten yağdığı bir cümlede even though, olasılık olduğu cümlede even if seçin.

3. Although I was busy, but I replied cümlesindeki gereksiz but kelimesini çıkarın.

İlgili konularda pekiştirme yapmak için Conditionals, Time Clauses, Prepositions derslerine de göz atabilirsiniz.