Derslerde Ara

Advanced Causatives Nedir ve Temel Dersten Farkı Nedir?

İngilizcede causative yapılar, bir işi bizzat yapmak yerine başka birinin o işi yapmasını sağladığımızı veya bir şeyin yapılmasına neden olduğumuzu anlatır. Temel Causatives dersinde bu mantığı gördükten sonra ileri düzeyde iki önemli soruyla karşılaşırız: İşi kim yaptı ve eylem isteyerek mi, zorla mı, izinle mi gerçekleşti? Cümledeki nesnenin insan veya eşya olması bile fiil biçimini değiştirir.

Bu derste bir yandan have/get something done kalıbını, diğer yandan make, let, have, get, help + kişi yapılarını karşılaştıracağız. “Saçımı kestirdim” ile “Kardeşime saçımı kestirdim” aynı işi anlatsa da İngilizcede farklı sözcük dizilişleri kullanılır. Her örnekte işi yaptıran, işi yapan ve yapılan işin birbirinden ayrıldığına dikkat edin.

have the car repaired: arabayı tamir ettirmek
get the room painted: odayı boyatmak
make someone wait: birini beklemeye zorlamak
let someone leave: birinin ayrılmasına izin vermek
I had my jacket cleaned yesterday.Dün ceketimi temizlettim.
We got the kitchen painted last week.Geçen hafta mutfağı boyattık.
The coach made the players run.Antrenör oyuncuları koşturdu.
My parents let me travel alone.Ailem yalnız seyahat etmeme izin verdi.
I had a technician check the heater.Isıtıcıyı bir teknisyene kontrol ettirdim.
She got her brother to carry the boxes.Kardeşini kutuları taşımaya ikna etti.

Have ve Get Something Done: Sonuca Odaklanma

Have + nesne + V3 ve get + nesne + V3 kalıplarında yapılan işin sonucu önemlidir. I had my phone repaired cümlesi telefonun onarıldığını söyler; kimin onardığını belirtmez. Get günlük konuşmada sık duyulur ve bazı bağlamlarda işin tamamlanmasını sağlama çabasını daha çok hissettirebilir. Ancak her durumda iki kalıbın ton farkını kesin bir kurala dönüştürmeyin.

Zamana dikkat edin: I am having my hair cut şu anda kestirme sürecini, I will get the windows cleaned ileride yapılacak işi anlatır. Bir işi kendiniz yaptığınızda I repaired my bike dersiniz; başkasına yaptırdığınızda I had my bike repaired kullanırsınız. V3 öğesi geçmiş zaman anlamı vermez; cümlenin zamanını have/get fiili taşır.

have my hair cut: saçımı kestirmek
get the windows cleaned: pencereleri temizletmek
had the laptop fixed: dizüstü bilgisayarı tamir ettirdi
am having the house decorated: evi dekore ettiriyorum
I have my eyes tested once a year.Yılda bir kez gözlerimi kontrol ettiririm.
She is having her dress shortened.Elbisesini kısalttırıyor.
We will get the roof inspected.Çatıyı kontrol ettireceğiz.
He got his passport renewed.Pasaportunu yeniletti.
Did you have your watch repaired?Saatini tamir ettirdin mi?
They have not had the windows cleaned yet.Pencereleri henüz temizletmediler.

Have Somebody Do ve Get Somebody to Do

Have + kişi + fiilin yalın hâli birine görev vermek veya işi yaptırmak anlamındadır. I had the assistant print the report cümlesinde görevi kimin yaptığı açıkça belirtilir. Get + kişi + to + fiil ise birini ikna ederek veya düzenleme yaparak bir işi gerçekleştirmesini sağlamayı anlatabilir. Bu yüzden I got him to help deriz; I got him help farklı bir yapıdır ve bu anlamı vermez.

İki yapıyı nesneli biçimle karşılaştırın: I had the mechanic check the brakes cümlesinde mekanik özneye yakın bir iş yapan kişidir. I had the brakes checked cümlesinde frenler öne çıkar. Get someone to kalıbında to zorunludur; have someone do yapısında ise to getirilmez. Causative fiilin ardından gelen kişiyi bulun, sonra fiilin biçimini seçin.

have someone check: birine kontrol ettirmek
get someone to check: birini kontrol etmeye ikna etmek
have the staff prepare: personele hazırlatmak
get my friend to help: arkadaşımı yardım etmeye ikna etmek
I had the driver pick us up at eight.Şoföre bizi sekizde aldırdım.
The teacher had us rewrite the paragraph.Öğretmen paragrafı yeniden yazmamızı istedi.
We got the landlord to repair the door.Ev sahibini kapıyı onarmaya ikna ettik.
Can you get your colleague to call me?İş arkadaşını beni aramaya yönlendirebilir misin?
She had the designer change the colours.Tasarımcıya renkleri değiştirtti.
He finally got his son to tidy his room.Sonunda oğlunu odasını toplamaya ikna etti.

Make, Let ve Help Arasındaki Anlam Farkları

Make + kişi + yalın fiil genellikle birini zorlamak veya bir şeyin olmasına neden olmak anlamına gelir: The noise made me wake up. Let + kişi + yalın fiil ise izin vermektir: My manager let me leave early. İki fiilin de ardından normalde to gelmez. Help + kişi + fiil ve help + kişi + to + fiil biçimlerinin ikisi de kullanılabilir.

Bu ayrım yalnızca dil bilgisi değil, mesajın tonuyla ilgilidir. She made me speak zorlamayı veya güçlü neden olmayı, She let me speak konuşmama izin verilmesini, She helped me speak ise destek verilmesini anlatır. Aynı fiili kullanarak günlük hayattan üç farklı örnek hazırlamak yapıların karışmasını önler.

make somebody apologise: birini özür dilemeye zorlamak
let somebody decide: birinin karar vermesine izin vermek
help somebody understand: birinin anlamasına yardım etmek
make me laugh: beni güldürmek
The film made us cry.Film bizi ağlattı.
Our coach made us practise again.Antrenörümüz yeniden antrenman yapmamızı sağladı.
Please let me explain.Lütfen açıklamama izin ver.
Her boss let her work from home.Patronu evden çalışmasına izin verdi.
This guide helped me understand the rule.Bu rehber kuralı anlamama yardımcı oldu.
Would you help me to carry the bags?Çantaları taşımama yardım eder misin?

Edilgen Ettirgenler ve İstem Dışı Olaylar

Edilgen causative biçimlerde dikkat edilmesi gereken iki farklı kullanım vardır. Normalde make someone do iken edilgende be made to do kullanılır: They made him wait ve He was made to wait. Let fiilinin edilgeni daha sınırlıdır; günlük İngilizcede sıklıkla be allowed to tercih edilir. He was let to go yerine He was allowed to go deyin.

Have/get something done bazen hizmet satın almaktan değil, başa gelen istenmeyen bir olaydan söz eder. She had her wallet stolen, “Cüzdanını çaldırdı” diye Türkçeleştirilebilir, fakat bu cümlenin onun hırsızlığı isteyerek düzenlediği anlamına gelmediğini unutmayın. Bağlam önemlidir: I got my car damaged tek başına garip gelebilir; I had my phone stolen on the bus ise istem dışı olayı açıkça anlatır.

was made to wait: beklemek zorunda bırakıldı
was allowed to leave: ayrılmasına izin verildi
had her wallet stolen: cüzdanı çalındı
had his bag stolen: çantası çalındı
The students were made to stay after class.Öğrenciler dersten sonra kalmaya zorlandı.
We were allowed to enter early.Erken girmemize izin verildi.
He had his bag stolen on the train.Trende çantası çalındı.
She had her front tooth knocked out in the accident.Kazada ön dişi yerinden çıktı.
The workers were made to wear helmets.İşçilere kask taktırıldı.
I had my bicycle stolen last month.Geçen ay bisikletim çalındı.

Sık Yapılan Hatalar ve Doğru Kalıp Seçimi

En yaygın hata have/get someone do biçimlerini birbirine karıştırmaktır. Get someone to do yapısında to gereklidir, have someone do yapısında yoktur. Bir başka hata da “saçımı kestirdim” için I cut my hair yazmaktır: Bu cümle saçını kendin kestiğin anlamına gelebilir. Bir kuaföre kestirmeyi belirteceksen I had my hair cut daha açıktır.

Soru kurarken önce hangi anlamı aradığınızı sorun: İşi kimin yaptığı önemliyse have someone do; işi kimin yaptığı önemsizse have something done; ikna süreci vurgulanıyorsa get someone to do seçin. Zorlama için make, izin için let kullanın. Bu karar sırası, farklı causative fiilleri ezberlemekten daha yararlıdır.

had my hair cut: saçımı kestirdim
made me go: beni gitmeye zorladı
got her to agree: onu kabul etmeye ikna etti
had it repaired: onu tamir ettirdim
Incorrect: She made me to wait.Yanlış: Make sonrasında burada to kullanılmaz.
Correct: She made me wait.Doğru: Beni bekletti.
Incorrect: I got the mechanic check it.Yanlış: Get + kişi ardından to gerekir.
Correct: I got the mechanic to check it.Doğru: Tamirciyi kontrol etmeye ikna ettim.
Incorrect: I had my car to repair.Yanlış: Bu anlamda nesneden sonra V3 gerekir.
Correct: I had my car repaired.Doğru: Arabamı tamir ettirdim.

Günlük Diyalog – Short Dialogue

Aşağıdaki konuşmada kalıbın neden seçildiğine dikkat edin. Önce İngilizce satırı dinleyin, ardından hemen altındaki Türkçe karşılığını okuyun. Diyaloğu bir arkadaşınızla rol değiştirerek tekrarlamayı deneyin.

A: Did you repair the laptop yourself?Dizüstü bilgisayarı kendin mi tamir ettin?
B: No, I had a technician repair it.Hayır, bir teknisyene tamir ettirdim.
A: Did you get the screen replaced too?Ekranı da değiştirdin mi?
B: Yes, but I had to get him to order a new part.Evet, ama yeni bir parça sipariş etmesi için onu ikna etmem gerekti.
A: Did they make you wait long?Seni uzun süre beklettiler mi?
B: No, they let me collect it the next morning.Hayır, ertesi sabah teslim almama izin verdiler.

Kendini Sına – Mini Alıştırma

1. “Evimin duvarlarını boyattım” ifadesini I had the walls painted biçiminde kurun. Neden boyayan kişinin belirtilmediğini açıklayın.

2. My manager made me ___ late cümlesinde stay kullanın; edilgen biçimde I was made to stay yazın.

3. Get somebody ___ help kalıbını to ile tamamlayın. Ardından have somebody help yapısıyla karşılaştırın.

İlgili konularda pekiştirme yapmak için Causatives – Temel Ders, Modals, Future Tense derslerine de göz atabilirsiniz.