Derslerde Ara

Participle Clauses Ne İşe Yarar?

Participle Clauses tam bir yan cümleyi bazen daha kısa biçimde ifade ederek zaman, neden, sonuç, koşul veya ek bilgi ilişkisi kurar. Walking home, I saw an old friend cümlesinde walking home bölümü “eve yürürken” anlamındadır. Bu kullanımın özelliği, aynı ana cümlede yeni bir özne ve çekimli fiil açmadan bağlamı açıklamasıdır. Özellikle yazılı İngilizcede metni daha akıcı hâle getirir.

Bu derste üç temel biçim göreceğiz: V-ing ile aktif katılım, V3 ile çoğu durumda pasif ya da sıfatlaşmış anlam ve having + V3 ile ana olaydan önce tamamlanan eylem. Bunlar birer zaman kipi değildir; cümlenin zamanını genellikle ana fiil belirler. En önemli koşul, yan yapıda örtük kalan eylem öznesiyle ana cümlenin öznesinin doğru ilişki kurmasıdır.

Walking home: eve yürürken
Feeling tired: yorgun hissederek / yorgun olduğu için
Written in English: İngilizce yazılmış olarak
Having finished: bitirmiş olduğundan / bitirdikten sonra
Walking to work, I met my neighbour.İşe yürürken komşumla karşılaştım.
Feeling ill, she stayed at home.Kendini hasta hissettiği için evde kaldı.
Having finished lunch, we went out.Öğle yemeğini bitirdikten sonra dışarı çıktık.
Asked about the problem, he remained silent.Sorun hakkında kendisine soru sorulunca sessiz kaldı.
Looking at the map, we found the street.Haritaya bakarak sokağı bulduk.
Surprised by the news, I called my friend.Habere şaşırarak arkadaşımı aradım.

Present Participle – V-ing: Zaman ve Neden

V-ing biçimindeki participle clause, ana fiille aynı zamanda gerçekleşen veya ona yakın bir eylemi anlatabilir. Listening to music, he cooked dinner cümlesi iki eylemin aynı anda sürdüğünü ima eder. Not knowing the answer, I asked a question örneğinde ise -ing bölümü bir neden açıklar. Sırf -ing gördüğünüz için cümleye şimdiki zaman çevirisi vermeyin; bağlamı göz önünde bulundurun.

Bu yapıyı cümlenin başında veya sonunda görebilirsiniz: She smiled, remembering the story. Başta kullanıldığında ardından çoğu zaman virgül gelir. Sonuç bildiren örnekler de mümkündür: The storm damaged the road, causing delays. Böyle bir kullanımda causing delays gecikmeye yol açan olayı belirtir; eylemin sonucunu, bir kişinin aynı anda ne yaptığını anlatmak zorunda değildir.

Leaving the office: ofisten çıkarken
Not understanding: anlamadığı için
Remembering the story: hikâyeyi hatırlayarak
causing delays: gecikmelere yol açarak
Leaving the office, I noticed the rain.Ofisten çıkarken yağmuru fark ettim.
Not understanding the question, he asked again.Soruyu anlamadığı için yeniden sordu.
Listening carefully, we heard a strange sound.Dikkatlice dinlerken garip bir ses duyduk.
She sat by the window, reading a novel.Pencerenin yanında oturup roman okuyordu.
The train was late, causing problems for passengers.Tren geç kaldı ve yolcular için sorunlara yol açtı.
Seeing the mistake, I corrected it immediately.Hatayı görünce hemen düzelttim.

Past Participle – V3: Edilgen ve Durum Anlamı

V3 ile başlayan participle clause, ana cümledeki öznenin bir eylemden etkilendiğini veya belli bir durumda bulunduğunu belirtir. Shocked by the result, she remained quiet cümlesinde şaşıran kişi kadındır. Built on a hill, the house has a view ifadesi evin bir tepeye inşa edildiğini açıklar. Bu kalıp birçok kez pasif bir relative clause veya neden yan cümlesinin yerini alabilir.

V3 biçimindeki bazı kelimeler sıfat gibi davranır: exhausted, worried, interested. Bu durumlarda dil bilgisi etiketinden çok anlamı anlamak önemlidir. Interested in science, the child asked questions gibi cümleleri doğrudan geçmiş zaman olarak çevirmeyin. Ana cümledeki eylem hangi zamandaysa bütün cümleyi o bağlamda okuyun.

Exhausted by the journey: yolculuk yüzünden bitkin düşmüş
Built in 1920: 1920’de inşa edilmiş
Encouraged by her teacher: öğretmeni tarafından cesaretlendirilmiş
Surrounded by trees: ağaçlarla çevrili
Exhausted by the trip, we went to bed early.Yolculuktan bitkin düştüğümüz için erken yattık.
Built over a century ago, the bridge is still used.Yüzyıldan uzun süre önce inşa edilen köprü hâlâ kullanılıyor.
Encouraged by her friends, she applied for the job.Arkadaşları tarafından cesaretlendirilince işe başvurdu.
Worried about his exam, he could not sleep.Sınavı hakkında kaygılandığı için uyuyamadı.
Surrounded by mountains, the village is peaceful.Dağlarla çevrili köy huzurlu.
Asked to speak, I explained the problem.Konuşmam istendiğinde sorunu açıkladım.

Perfect Participle – Having + V3

Having + V3 kalıbı, bir eylemin başka bir olaydan önce tamamlandığını açıkça göstermek için kullanılır. Having finished her homework, she watched television cümlesi önce ödevin bittiğini, sonra televizyon izlendiğini söyler. Aynı ilişki bazı bağlamlarda After finishing … ile de anlatılabilir. İleri yazılı İngilizcede perfect participle zaman sırasını belirginleştirir.

Olumsuz perfect participle için not having + V3 kullanılır. Not having studied enough, he failed the test cümlesinde başarısızlıktan önce yeterince çalışmama durumu vardır. Pasif biçim olarak having been + V3 de bulunur: Having been warned, they took precautions. Bu kalıpları sürekli kullanmak zorunda değilsiniz; günlük konuşmada açık bir after/because cümlesi çoğu zaman daha kolay anlaşılır.

Having completed: tamamladıktan sonra
Not having seen: görmemiş olduğu için
Having been warned: uyarılmış olduğu için
Having read the email: e-postayı okuduktan sonra
Having completed the course, she received a certificate.Kursu tamamladıktan sonra sertifika aldı.
Having read the instructions, I started the test.Talimatları okuduktan sonra teste başladım.
Not having slept enough, he felt tired.Yeterince uyumadığı için yorgundu.
Having lost the key, they called a locksmith.Anahtarı kaybettikleri için çilingir çağırdılar.
Having been informed, we changed the plan.Bilgilendirildikten sonra planı değiştirdik.
Having checked the figures, he sent the report.Rakamları kontrol ettikten sonra raporu gönderdi.

Özne Uyumu ve Dangling Participle Hatası

Participle clause kullanırken en tehlikeli hata, örtük özne ile ana öznenin farklı olmasıdır. Walking down the street, the phone rang cümlesinde dil bilgisi bakımından yürüyen şey telefon gibi görünür. Oysa kastedilen “Ben sokakta yürürken telefon çaldı” olabilir. Daha doğru biçim While I was walking down the street, my phone rang olacaktır. Bu soruna dangling participle denir.

Yazı yazarken kısaltma bölümüyle ana cümlenin öznesini karşılaştırın. Driving to work, I heard the news doğrudur çünkü araba kullanan kişi “I” öznesidir. Bazı yerleşik bağımsız ifadeler bu kurala farklı davranır; ancak öğrenciler için özne uyumunu korumak temel ilkedir. Şüphe duyduğunuz yerde participle clause kullanmak yerine tam when, while, because yan cümlesi yazın.

dangling participle: öznesi yanlış bağlanan ortaç
While I was walking: ben yürürken
Driving to work: işe araba kullanarak giderken
Because she was tired: yorgun olduğu için
Driving home, I heard the news.Eve araba kullanarak giderken haberi duydum.
While I was driving home, it started to rain.Eve araba kullanarak giderken yağmur başladı.
Working late, she missed the last bus.Geç saate kadar çalıştığı için son otobüsü kaçırdı.
Because he was tired, the meeting seemed long to him.Yorgun olduğu için toplantı ona uzun geldi.
Looking out of the window, I saw the sea.Pencereden dışarı bakarken denizi gördüm.
While I was reading, the doorbell rang.Ben okurken kapı zili çaldı.

Relative Clauses ile Karşılaştırma ve Yazım

Reduced relative clause genellikle hemen önündeki ismi niteler: The boy standing there is my cousin. Bir participle clause ise bütün bir cümleyle zaman veya neden ilişkisi kurabilir: Standing there, I felt nervous. Görünüşleri benzer olsa da görevleri farklıdır. İlkinde “hangi çocuk?” sorusuna, ikincisinde “ne zaman / hangi durumda?” sorusuna cevap verir.

Yazıda participle clause kullanımı, kısa ve anlaşılır cümleler üretmeye yardımcı olabilir; ancak aşırı kullanılırsa metin ağırlaşır. Önce tam cümleyi yazın, ardından özneyi ve zaman ilişkisini kontrol ederek gerektiğinde kısaltın. Her kısaltmanın çevirisini kelime kelime yapmak yerine Türkçede en doğal karşılığı seçin: “-ken”, “-dığı için”, “-dıktan sonra” gibi farklı ekler aynı İngilizce biçimden doğabilir.

the boy standing there: orada duran çocuk
Standing there, I waited: orada durarak bekledim
after finishing the work: işi bitirdikten sonra
feeling nervous: gergin hissettiği için
The man waiting outside is our guest.Dışarıda bekleyen adam konuğumuz.
Waiting outside, I checked my phone.Dışarıda beklerken telefonumu kontrol ettim.
The report prepared today is on the desk.Bugün hazırlanan rapor masada.
Having prepared the report, she took a break.Raporu hazırladıktan sonra ara verdi.
Feeling better, he returned to work.Kendini daha iyi hissedince işe döndü.
The package delivered today is for you.Bugün teslim edilen paket senin için.

Günlük Diyalog – Short Dialogue

Aşağıdaki konuşmada kalıbın neden seçildiğine dikkat edin. Önce İngilizce satırı dinleyin, ardından hemen altındaki Türkçe karşılığını okuyun. Diyaloğu bir arkadaşınızla rol değiştirerek tekrarlamayı deneyin.

A: Why did you leave the office early?Ofisten neden erken çıktın?
B: Feeling unwell, I decided to go home.Kendimi iyi hissetmediğim için eve gitmeye karar verdim.
A: Had you finished the urgent report?Acil raporu bitirmiş miydin?
B: Yes. Having sent it, I informed my manager.Evet. Gönderdikten sonra yöneticime haber verdim.
A: Was the report checked by the team?Rapor ekip tarafından kontrol edilmiş miydi?
B: Yes. Reviewed by everyone, it was ready to publish.Evet. Herkes tarafından incelendiği için yayıma hazırdı.

Kendini Sına – Mini Alıştırma

1. Because she was tired, she went home ifadesini Feeling tired, she went home biçiminde yeniden kurun.

2. Önce tamamlanmış eylemi belirtmek için Having finished the book, I returned it yazın; olay sırasını açıklayın.

3. Walking through the park, the phone rang cümlesindeki özne sorununu While I was walking through the park, my phone rang ile düzeltin.

İlgili konularda pekiştirme yapmak için Relative Clauses, Time Clauses, Inversion derslerine de göz atabilirsiniz.