Derslerde Ara

Verb + Preposition Ne Demektir?

İngilizcede bazı fiillerin ardından belirli bir edat gelir ve bu birliktelik doğal bir kullanım oluşturur: listen to, depend on, wait for, belong to. Türkçede aynı anlamı kurarken kullanılan ek her zaman İngilizce edatla eşleşmez. Listen to music ifadesindeki to sözcüğünü tek başına “-e” diye ezberlemek yerine fiille birlikte öğrenmek daha güvenlidir.

Bu kalıpların bir bölümü nesneye bağlanmak için edata ihtiyaç duyar; bazı fiiller ise farklı edatlarla farklı anlamlar taşır. Örneğin look at bakmak, look for aramak, look after ilgilenmek demektir. Son örnekler phrasal veya prepositional verb başlığı altında da incelenebilir. Burada amaç sınıflandırma tartışmasından çok doğru fiil-edat eşleşmesini kurabilmektir.

listen to: dinlemek
wait for: beklemek
depend on: bağlı olmak
belong to: ait olmak
Please listen to the instructions.Lütfen talimatları dinleyin.
We are waiting for the bus.Otobüsü bekliyoruz.
It depends on the weather.Hava durumuna bağlı.
This bag belongs to my sister.Bu çanta kız kardeşime ait.
He applied for the job.İşe başvurdu.
She smiled at the child.Çocuğa gülümsedi.

Listen To, Talk To ve Speak With

Listen to dikkatle dinlemek için kullanılır; hear ise sesi işitmek anlamında doğrudan nesne alabilir. Bu nedenle listen music yanlış, listen to music doğrudur. Talk to ve talk with günlük kullanımda konuşmak için kullanılabilir. Speak to ve speak with de bağlama göre doğal seçeneklerdir; aralarında her zaman katı bir anlam çizgisi yoktur.

Talk about konuşmanın konusunu belirtir; talk to kiminle konuşulduğunu belirtir. I talked to my teacher about the exam cümlesinde her iki edat da görev yapar. Explain ise farklıdır: Explain the rule to me denir, explain me the rule biçimi standart İngilizcede yanlıştır. Fiile göre dolaylı nesneyi doğru kurmak gerekir.

listen to music: müzik dinlemek
talk to someone: biriyle konuşmak
talk about a topic: bir konu hakkında konuşmak
explain to someone: birine açıklamak
I listen to podcasts on the train.Trende podcast dinlerim.
Can I talk to the manager?Müdürle konuşabilir miyim?
We talked about our holiday.Tatilimiz hakkında konuştuk.
She spoke with the doctor yesterday.Dün doktorla konuştu.
Please explain the question to me.Lütfen soruyu bana açıkla.
Do not shout at the children.Çocuklara bağırmayın.

Wait For, Look For ve Search For

Wait for bir kişiyi veya şeyi beklemeyi anlatır. Wait me yanlıştır; Wait for me doğrudur. Ancak wait to do something bir eylemi yapmak için beklemek demektir. I am waiting to hear the news cümlesinde for gelmez çünkü sonrasında bir mastar yapısı vardır. Fiilden sonraki ögenin isim mi, eylem mi olduğuna bakmalısınız.

Look for aramak, look at bakmak anlamındadır. Search for da aramak için kullanılabilir; search the room ise odayı aramak, odayı araştırmak demektir. Search for the key anahtarı aramak iken search the key doğal değildir. Benzer İngilizce fiillerde nesne ile edatın ilişkisini birlikte öğrenmek hataları azaltır.

wait for me: beni bekle
wait to hear: duymayı bekle
look for a key: anahtar ara
search for information: bilgi ara
Wait for me outside, please.Lütfen dışarıda beni bekle.
I am looking for my phone.Telefonumu arıyorum.
They searched for the missing bag.Kayıp çantayı aradılar.
She waited to hear the result.Sonucu duymayı bekledi.
Look at the picture carefully.Resme dikkatlice bak.
The police searched the house.Polis evi aradı.

Depend On, Rely On ve Believe In

Depend on bir sonucun başka bir koşula bağlı olduğunu gösterebilir: It depends on the price. Birine güvenmek veya bel bağlamak anlamında rely on kullanılır. You can rely on me sözü “Bana güvenebilirsin” anlamına gelir. Depend upon bazı bağlamlarda depend on ile benzer işlevde görülür; günlük kullanımda on öğrenmek yeterlidir.

Believe in bir kişinin yeteneklerine veya bir ilkeye inanmak anlamını taşıyabilir: I believe in you. Believe someone ise onun söylediğinin doğru olduğuna inanmak demektir. Yani believe you ile believe in you arasında açık anlam farkı vardır. Edatı değiştirmek veya çıkarmak yalnızca sözdizimini değil mesajı da etkileyebilir.

depend on the weather: havaya bağlı olmak
rely on a friend: arkadaşa güvenmek
believe someone: birine inanmak
believe in someone: birine güvenmek / inanmak
Our plan depends on the weather.Planımız hava durumuna bağlı.
You can rely on your team.Ekibine güvenebilirsin.
I believe you.Sana inanıyorum.
I believe in you.Sana güveniyorum; başarabileceğine inanıyorum.
The result depends on your preparation.Sonuç hazırlığına bağlı.
We rely on public transport every day.Her gün toplu taşımaya güveniriz.

Apologise For/To, Apply For/To ve Agree With/On

Apologise to someone for something kalıbında to özrün kime yöneltildiğini, for ise ne için özür dilendiğini belirtir: She apologised to me for being late. Apply for a job bir işe başvurmak, apply to a company bir kuruma başvurmak demektir. I applied to the university for a scholarship gibi bir cümlede ikisi birlikte bulunabilir.

Agree with a person o kişiyle aynı fikirde olmak; agree on a plan bir plan üzerinde anlaşmak anlamında kullanılabilir. Agree to a proposal ise bir öneriyi kabul etmek veya ona onay vermek anlamına gelebilir. Her durumda agree + tek bir sabit edat diye düşünmek yanlış olur. Sözcüklerin anlamı kadar ardından gelen nesnenin türü de önemlidir.

apologise to someone: birinden özür dilemek
apologise for a mistake: hata için özür dilemek
apply for a job: işe başvurmak
agree with someone: biriyle aynı fikirde olmak
He apologised to the teacher for being late.Geç kaldığı için öğretmenden özür diledi.
I applied for a new job.Yeni bir işe başvurdum.
She applied to three universities.Üç üniversiteye başvurdu.
I agree with your opinion.Görüşüne katılıyorum.
They agreed on a meeting date.Toplantı tarihi üzerinde anlaştılar.
We agreed to the new terms.Yeni şartları kabul ettik.

Verb + Preposition Hatalarını Nasıl Azaltırız?

Her fiili sözlükte tek başına değil, küçük bir kalıpla not edin: listen to music, wait for a bus, depend on the weather. Sonra bu kalıbı farklı zamanlarda kullanın: I wait for the bus, I waited for the bus, I am waiting for the bus. Böylece edat değişmeden fiilin çekimlenebildiğini görürsünüz. Bazı birleşik fiillerin edatı ise anlam farkı yarattığı için ayrıca çalışılmalıdır.

Adjective + Preposition dersinde afraid of gibi sıfat kalıpları öğrenmiştik. Burada fiillerle çalışıyoruz. Bir cümlede eksik edatı bulmak için Türkçe ek üzerinden tahmin yürütmek yerine İngilizce örneği hatırlayın. Son alıştırmada aynı fiili iki farklı edatla kullanıp anlamın değişip değişmediğini açıklayın; özellikle look at/look for ve agree with/agree on ayrımına dikkat edin.

listen to the teacher: öğretmeni dinlemek
wait for the answer: cevabı beklemek
agree on a plan: plan üzerinde anlaşmak
look for a solution: çözüm aramak
Incorrect: Listen the teacher.Yanlış: Listen ardından to gerekir.
Correct: Listen to the teacher.Doğru: Öğretmeni dinle.
Incorrect: I am waiting you.Yanlış: Wait for someone kullanılır.
Correct: I am waiting for you.Doğru: Seni bekliyorum.
I agree with you on this point.Bu konuda sana katılıyorum.
Please apologise to her for the mistake.Lütfen hata için ondan özür dile.

Günlük Diyalog – Short Dialogue

Aşağıdaki konuşmada kalıbın neden seçildiğine dikkat edin. Önce İngilizce satırı dinleyin, ardından hemen altındaki Türkçe karşılığını okuyun. Diyaloğu bir arkadaşınızla rol değiştirerek tekrarlamayı deneyin.

A: Are you waiting for someone?Birini mi bekliyorsun?
B: Yes, I am waiting for my colleague.Evet, iş arkadaşımı bekliyorum.
A: Did you talk to her about the meeting?Onunla toplantı hakkında konuştun mu?
B: Yes, but the date depends on the manager.Evet ama tarih müdüre bağlı.
A: Can we rely on the current plan?Mevcut plana güvenebilir miyiz?
B: I think so. We agreed on the main details.Sanırım evet. Ana ayrıntılar üzerinde anlaştık.

Kendini Sına – Mini Alıştırma

1. Listen ___ music ve wait ___ the bus boşluklarını doğru edatlarla tamamlayın.

2. I believe you ile I believe in you arasındaki anlam farkını Türkçe açıklayın.

3. Apologise to someone for something kalıbıyla bir cümle kurun ve her iki edatın görevini belirtin.

İlgili konularda pekiştirme yapmak için Prepositions, Adjective + Preposition, Phrasal Verbs derslerine de göz atabilirsiniz.